(3402 S. K. m. 5, 25, 37)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir.
Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 129 ada 25 parsel sayılı 24.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan bahisle malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalı aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış bulunan dava görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesi'ne gönderilmiştir. Davacı Hakkı tarafından davalı Ahmet'in aleyhine Kadastro Mahkemesinde açılan tespite itiraz davası bu dosya ile birleştirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı-davalı Ahmet'in davasının reddine, Hakkı'nın davasının kabulüne ve çekişmeli 129 ada 25 sayılı parselin davacı Hakkı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı Ahmet'in vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli parselin kadastro tespiti sırasında Karaman Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1989/671 esas sayılı davası ile davalı olduğu belirtilerek malikhanesi açık bırakılmıştır. Birinci Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.1997 gün 1989/671 esas ve 197/562 sayılı kararı ile çekişmeli parselle ilgili tutanak düzenlendiğinden görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Gerek kadastro tutanağında belirtilen ve gerekse görevsizlik kararına konu olan dosya incelenmiş Ahmet tarafından 3.7.1989 tarihli dilekçe ile Hakkı'nın aleyhine alacak davası açıldığı ve gayrimenkulun aynına yönelik istem bulunmadığı belirlenmiştir. Ayrıca, görevsizlik kararında Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan 1997/93 esas sayılı dosya ile davanın tarafları ve konusu aynı olduğu belirtilmiş ise de, davaların konularının farklı bulunduğu, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davaların niteliği itibariyle Kadastro Mahkemesi'ne aktarılmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 25. maddesinde Kadastro Mahkemelerinin görevleri belirtilmiştir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup hakimin görev yönünü resen dikkate, alması gerekir. Alacak ve tazminat davalarına Kadastro Mahkemesinde bakılamaz. Bu nedenle, alacak ve tazminat davaları yönünden görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken görev yönü düşünülmeden işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru değildir. Kadastro Kanunu'nun 5 ve 27. maddeleri uyarınca taşınmazın aynı ile ilgili dava bulunması halinde tutanak düzenlenirken malikhanesi boş bırakılabilir. Tutanağın düzenlendiği tarihte çekişmeli parselin aynı ile ilgili genel mahkemelerde görülmekte olan dava bulunmamaktadır. Bu nedenle kadastro ekibi tarafından olağan usule göre kadastronun yapılması, malikinin belirlenmesi ve tutanağın askıya çıkarılması gerekirken malikhanesinin açık bırakılması yasal dayanaktan yoksun bulunmaktadır. Kadastro usulen tamamlanmamış olduğundan Hakkı tarafından 12.8.1997 tarihli dilekçe ile Ahmet aleyhine Kadastro Mahkemesi'ne dava açılması da sonuca etkili değildir. Açıklanan nedenlerle Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı ile aktarılan dosya yönünden mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın Karaman Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kadastro Mahkemesi'ne açılan dava yönünden ise kadastronun olağan usule göre tamamlanması için tutanak ve eklerinin Kadastro Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 24.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy