(1086 S. K. m. 297) (743 S. K. m. 644, 645)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava konusu taşınmazlar kök muris D.'ye ait 1936 tarihli vergi kayıtları, harici taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı taraf adına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen davacılar D. ve K., yasal süresi içinde taşınmazların taksim edilmediği iddiasıyla tüm D. varisleri adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin payları oranında D. mirasçıları adına tesciline karar verilmiş hüküm, bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili tarafından ileri sürülen usuli nedenler sonuca etkili olmadığından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428/son maddesi gereğince bozma nedeni yapılmamıştır. Çekişmeli parsellerin tarafların kök miras bırakanı O. oğlu D.'den kaldığı tartışmasızdır. Davalıların dayandıkları 22.10.1950 tarihli senette her bir mirasçıya verilen menkul ve gayrimenkuller ayrı ayrı belirtilmediği gibi bütün mirasçıların senet düzenlemesine usulen katıldıkları da kanıtlanamamıştır. Öte yandan, senet Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine uygun düzenlenmemiş, harici taksim olgusu bilirkişi ve tanıklar tarafından da somut şekilde açıklanmamıştır. Ayrıca satın alma tarihi itibarıyla 3. şahıs konumundaki davalılar yönünden zilyetlikle mülk edinme koşulları tespit gününe kadar oluşmamıştır. Davalılar taksim olgusuna dayandıklarına göre taksimin varlığını, tarihini, bütün mirasçılara ve özellikle davacılara nelerin verildiğini kanıtlamak zorunda oldukları halde bu yönde yeterli ve kabule şayan delil bildirmemişlerdir. Aksaray Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşen 13.6.1985 tarih, 1985/363 esas 403 sayılı kararıyla kök murisin terekesinin paylaşılamadığı kabul edilmiştir. Kesinleşen karar taksimin yapılmadığı hususunda güçlü delil oluşturur. Açıklanan ve mahkeme kararında gösterilen gerekçelerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün (ONANMASINA), Yargıtay duruşması için belirlenen 65.000.000 TL vekalet ücretinin, temyiz edenlerden alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, 7.2.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy