(3402 S. K. m. 15)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 167 ada 3, 21 ve 24 parsel, 171 ada 32 parsel sayılı 1344, 12648, 3622 ve 11150 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Murat ..., Hanım ..., Mehmet ..., Mehmet ..., Hüseyin ..., Sadık ... ve Hatice ... adlarına, 129 ada 92 parsel sayılı 33605 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenlerle Murat .., Mehmet ... ve Hanım .. adlarına, 126 ada 118 ve 182 parsel, 128 ada 165 parsel, 133 ada 50 ve 165 parsel sayılı 20540, 24960, 24100, 16940 ve 12527 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar aynı nedenlerle Murat ... ve Mehmet ... adalarına, 148 ada 210, 212 ve 213 parsel sayılı 22144, 8112 ve 1960 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise yine aynı nedenlerle Murat ... adına tespit edilmiştir. Murat ... mirasçıları olan Fatma ... ve arkadaşları 167 ada 3, 21 ve 24 parseller ile 171 ada 32 parsel ve 129 ada 92 parsellerde Murat ve Mehmet ... adına tespit olunan paylar dışındaki paylara yönelik olarak taksime dayanarak, davacı Adile ... ve Güllü ... 126 ada 118, 182 parseller, 133 ada 50 ve 165 parseller, 128 ada 236 parsel için miras paylarına dayanarak, davacılar Mehmet ..., Hüseyin ..., Sadık .. ve Hatice ... ise 148 ada 210, 212 ve 213 parseller, 128 ada 236 parsel için miras paylarına dayanarak, davacı Musa ve İbrahim ... 128 ada 236 parsel için satın almaya dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; birleştirilen dosyalardaki davacıların davasının kabulüne ve çekişmeli parsellerin Eyüp ... mirasçıları adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar Fatma ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Taraflar arasında dava konusu taşınmazların ortak miras bırakandan kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, miras bırakanın ölümünden sonra terekenin mirasçıları arasında paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşım varsa uyuşmazlığa konu taşınmazların paylaşım sonucu hangi tarafa isabet ettiği yönlerine ilişkindir. Paylaşıma dayanan taraf paylaşımın varlığını, paylaşım tarihini, paylaşıma bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katıldıklarını, paylaşımda paydaşlara verilen paylar ile bunların akibetlerini kanıtlamakla yükümlüdür. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca harici paylaşım belgelerle, bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlanabilir. Hal böyle olunca, paylaşıma dayanan taraftan bu hususa ilişkin delilleri sorulmalı, paylaşım yapılmışsa, paylaşımın yapılmadığını iddia eden tarafın bu taşınmazlardaki hissesine karşılık ne aldığı, taşınmaz almışsa nereden aldığı ve kimin adına tespit edildiği araştırılmalı, gerektiğinde ilgili tutanaklar getirtilip incelenmeli ve uzun süreli kullanmanın harici paylaşımın karinesi olduğu düşünülmeli, paylaşımda eşitliğin zorunlu bulunmadığı gözönünde tutulmalı, tüm deliller toplanarak ve birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsiz ve temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy