(743 S. K. m. 639)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ;
Karar: Kadastro sırasında temyize konu 104 ada 45, 46, 171 ada 15, 220 ada 15 ve 20 parsel sayılı 7190,45, 7536,49, 4137.9, 8.406, 98 ve 6421.2 metrekare yüzölçümlerindeki taşınmazlar, vergi kaydı miktar fazlası olmaları, vergi kayıtlarının bu parseller yönünü "çay" olarak göstermesi nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Ramazan, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 104 ada 46 sayılı parsele ilişkin olarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; çekişmeli 171 ada 15,220 ada 15 ve 20 sayılı parsellerin davacı, 104 ada 46 sayılı parselin müdahil, 104 ada 45 sayılı parselin Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmaya, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile 220 ada 15 ve 20, 171 ada 15 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükmün ONANMASINA,
2- Davacı H.'nin temyizine gelince; dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları ile uzman jeolog bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde nizalı 104 ada 45 parselin Dalaman Çayının eski yatağı olmadığı, bu çayın eski yatağı ile sonraki yatağı arasında bir adacık şeklinde bulunduğu, 35-40 seneden beri davacı ile bayileri tarafından kültür arazisi olarak zilyet edinildiğini, ancak yağışların çoğalması sonucu bazı seneler çayın taşan sel suları altında kaldığı, çayın yatağına çekilmesi sonucu tekrar ziraatının yapıldığı anlaşılmaktadır. Geçici şekilde bir yerin sel suları altında kalması o yerin kültür arazisi olma niteliğini ortadan kaldırmaz. Mahkemenin bu yerin 1994 yılından sonra Dalaman çayının etkisinden kurtulduğu şeklindeki kabulü dosya içindeki bilgi ve belgelerle ters düşmektedir. Bu itibarla bu parselin davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır.
Sonuç: 104 ada 46 parsele yönelik temyiz itirazına gelince; bu parselin krokide (A) harfiyle gösterilen 1254.70 metrekarelik bölümün davacı H.'nin kavak ağacı dikmek suretiyle zilyet olduğu, zilyetliğin 25-30 seneyi bulduğu, adına tescil kararı verilen müdahil R.'ın bu bölüm üzerinde zilyetliğinin bulunmadığı, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşıldığı halde taşınmazın bu bölümünde davacı H. adına tesciline karar verilmesi gerekirken, müdahil adına tesciline karar verilmesi de isabetsiz olup davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy