(3402 S. K. m. 19/2, 20, 21) (2924 S. K. m. 11) (743 S. K. m. 619, 645)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 128 ada 18 parsel sayılı 1257.91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve satış nedeniyle davalı S. adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı tarafın dayandığı tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, Mahkemenin kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Tapu kaydının miktarı 1838 metrekare olup, bir sınırı "öz" okumaktadır. Öz sınırının sabit olarak kabulü mümkün değildir. Bu nedenle kaydın değişebilir sınırlı olduğunun kabulü ile kapsamının miktarına göre belirlenmesi gerekir. Kaydın miktarından fazla taşınmaza revizyon gördüğü anlaşılmıştır. Orman dışına çıkarılan yerler kanunlar uyarınca Hazineye intikal ettiğinden bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Hal böyle olunca; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline, üzerindeki muhdesatın 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesine göre davalıya ait olduğunun ve 2924 sayılı Kanun'un 4720 sayılı Kanun'la değişik 11. maddesi uyarınca taşınmaza davalının zilyet olduğunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 12.2.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy