(1086 S. K. m. 187)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan tapu iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Dava konusu taşınmaz 1977 yılında 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uygulaması sırasında A.'ın işgalinde olduğu belirtilerek Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış ise de bu yer haritada orman sınırları içinde gösterilip komisyon kararı 30.10.1981 tarihinde ilan edilip kesinleşmiştir. Arazi kadastrosu sırasında taşınmaz haritada orman sınırları içinde kaldığı sebebiyle parsel numarası verilmemiştir. Davacı A., kadastro işlemlerinin yapılarak taşınmazın Hazine adına tapuya tescili ile isminin beyanlar hanesinde gösterilmesi isteğiyle Kadastro Mahkemesine dava açmış, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 26.6.2000 gün 3139 esas 3071 karar sayılı ilamı ile taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmediği, bu durumda görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak dosya görevli Şile Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı A.'ın vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Görülmekte olan dava kadastro mahkemesinden görevsizlik kararı verilerek aktarılmış ve dava 25.9.1998 tarihinde açılmıştır. Buna karşılık Mahkemece derdest olduğu kabul edilen ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/280 esas sayılı davasının ise 11.12.2000 tarihinde açıldığı belirlenmiştir. Derdestlik itirazı sonradan açılan dava ile ilgili olarak ileri sürülüp kabul edilebilir. Bir başka anlatımla, görülmekte olan davadan sonra açılan dava derdestlik itirazı ile dinlenemez. Öte yandan, mahkemece 4.4.2001 tarihli oturumda derdestlik itirazı reddedildiği halde gerekçeli kararda derdestlik itirazının kabulü de usule aykırıdır. Tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanarak davanın esastan çözümlenmesi ve aynı konuyla ilgili tüm davalar birleştirilerek davanın görülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.7.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy