(1086 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sıasında 563 ve 564 parsel sayılı 63.500 ve 5008 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı, harici satış, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle A. adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunda reddedilen davacı Hazine, tapu kayıtlarına ve komisyon kararının hatalı bulunduğuna dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında M. ve N. intikal ve tapu kaydına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonund; müdahillerin davasının reddine, Hazinenin davasının kısmen kabulüne ve çekişmeli 563 sayılı parselin teknik bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 54.050 metrekare miktarındaki bölümü ile 564 sayılı parselin davalı A., 563 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 7.029 metrekare miktarındaki bölümün ise Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi ile müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 563 ve 564 parsellere ilişkin tapulama tutanakları 11.2.1969 tarihinde askıya çıkarılmış, 14.3.1969 tarihinde askıdan indirilmiştir. Hazine 13.2.1971 tarihinde tapulama komisyonuna itiraz etmiştir. Askı ilanı içerisinde tutanaklara itiraz edilmediğinden tutanaklar kesinleşmiştir. Kesinleşen tutanaklara karşı açılan davalara kadastro mahkemesince bakılamaz. Bu husus görevle ilgili olduğundan mahkemece re'sen ve yargılamanın her safhasında dikkate alınması gerekir. Bu durumda davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esası hakkında hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 12.7.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy