(1086 S. K. m. 7) (3402 S. K. m. 11, 12, 26)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 309 parsel sayılı 15250 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hisseli tapu kayıtları uyarınca bir kısım hissesi hisse sahipleri adına, 1/2 hissesi de bu hisse sahiplerinin yitik kişilerden olması sebebiyle davacı Hazine adına tespit edilmiştir. Davalı M. E. Acay'in babası M. Acay'in itirazı kabul edilerek diğer şahıslar adına tespit edilen hisselerin muterizin oğlu olan davalı adına tesciline karar verilmiştir. Davacı Hazine tespitine itiraz etmediği diğer 1/2 hisseye karşı komisyon kararının kendisine tebliği üzerine yasal süresi içinde bu hissenin de yitik kişilere ait olduğu gerekçesiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin komisyon kararında olduğu gibi 1/2 hissesinin davacı Hazine, 1/2 hissesinin de davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tesbiti 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre 4.9.1971 tarihinde yapılmıştır. Kadastro sırasında taşınmazın yarı payı Hazine adına, diğer yarı payı ise kişiler adına tespit olunmuştur. Kadastro tesbitine karşı kişiler tarafından itiraz edilmiş, kadastro komisyonunun 17.11.1997 tarih ve 74 sayılı kararıyla Hazine payı ipka edilerek kişiler yönünden hüküm kurulmuş, bu karara karşı Hazine tarafından kadastro mahkemesine dava açılmıştır. Hazine tapulama tutanağına itiraz etmediğinden, tutanak Hazine yönünden kesinleşmiştir. Komisyon kararının tarafı olan diğer kişilerce de kadastro mahkemesine açılan bir dava bulunmamaktadır. Kesinleşen tutanaklarla ilgili davalara bakmak görevi genel mahkemelere aittir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesi gereğince görev hususunun re'sen dikkate alınması gerekir. Hal böyle olunca; davanın görev yönünden reddine, kesinleşen tapulama komisyon kararı ve eklerinin Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu sebeplerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına 10.09.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy