(3402 S. K. m. 11, 27, 30)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 27 ila 84 parsel sayılı muhtelif metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil ve elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellere ait tutanaklar ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda muteriz davacı M. Eren, Ş. Özbek, R. Çakmak, A. Sümerkan, Ç. Demir ve arkadaşları ile davacı A. Demirtaş ve müştereklerinin davalarının feragat nedeniyle reddine, müdahil davacı R. Demirtaş'ın davası sabit olmadığı ve kesin mehile rağmen delil ikame etmediğinden davasının reddine, taşınmazların bir kısım davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı R. Demirtaş mirasçıları ve H. Genç vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesine açılan elatmanın önlenmesi ve tescil davası davaya konu olan taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Dava, Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarıldığına göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27 ve 11. maddeleri uyarınca askı ilanlarının yapılması gerekir. Öte yandan anılan Kanun'un 30/2. maddesi uyarınca genel mahkemelerden aktarılan davalarda kadastro hakimi re'sen lüzum gördüğü tüm delileri toplamak suretiyle gerçek hak sahipleri adına tescil kararı vermekle yükümlüdür. Davanın niteliğine göre dava konusu olayda delil bildirilmemesi nedeniyle soruşturma yapılmaksızın hüküm kurulması uygun bulunmamaktadır. Öte yandan bir kısım parsellerde miktarların tutanaklarda yazılı olmadığı halde, parsellerin yüzölçümleri teknik bilirkişice hesaplanmaksızın hüküm kurulması da doğru değildir. Ayrıca, Bozcalı Köyü 78 ila 86 sayılı parsellerinde bu dava ile davalı olduğu belirtildiği halde bu parseller yönünden olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması da doğru bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanarak, re'sen de araştırma yapılarak ve her parselin durumu ayrı ayrı tartışılıp, değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru bulunmadığından temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13.09.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy