(3402 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 438)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "Davalı tarafın dayandığı tapu kaydının uygulaması yetersizdir. Tapu kaydının revizyon gördüğü parsel tutanakları getirtilmemiş, uzman bilirkişiye bu parselleri birlikte gösterir kroki çizdirilmemiş, komşu parsel tutanak ve dayanak belgeleri getirtilip bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiştir. Ayrıca davalı tarafın dayandığı tapu kaydının tedavülleri gösterilmemiş, Hazinenin dayandığı tapu kaydının ise öncesinin Hazine-i Hassa arazisi iken 1326 yılında Hazine-i Hassa İdaresinin kaldırılması üzerine bu taşınmazların Devlete geçmiş olması nedeni ile tesis edildiği iktisap sütununda belirtilmiştir. Gerçekten Hazine-i Hassa arazisinin Hazine tarafından temliki olanaksızdır. Devlet arazisi gibi temlik edilmesi sureti ile oluşturulan tapu kayıtları değerden yoksundur. Ancak dosyada bulunan komisyon kararında Hazine-i Hassa arazisinden tefrik ile iskan edilen kişilere 1300 ila 1312 yılları arasında temlik edildiği açıklanmıştır. Davalı tarafın dayandığı tapu kaydının öncesinin Hazine-i Hassa arazisi olup olmadığı belirlenmeli, davalı taraf iskanen tahsis ve temlik edildiğini savunduğuna göre kaydın oluştuğu gündeki iskan defterleri ve cetvelleri de getirtilip incelenmeli, iskanen temlik edildiği takdirde iskan kaydına göre oluşturulan tapu kaydına değer verileceği hususunun gözönünde tutulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parsellerin davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş hüküm, davalı Hüseyin Çolak ve arkadaşları vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların davacı Hazine'nin dayanağını oluşturan tapu kaydı kapsamında kaldığı, davalı tarafın dayandığı tapu kaydının taşınmazları kapsamadığı, kapsasa bile hukuken bir değer taşımadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Hazine'nin dayandığı tapu kaydının davaya konu parselleri kapsadığı yapılan araştırmayla belirlenmiştir. Taraflar arasında bu konuda bir uyuşmazlıkta bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının Hazine tapusundan intikal edip etmediği, davalı tapusunun çekişmeli parselleri kapsayıp kapsamadığı, kapsaması halinde sonraki tarihi taşımasına rağmen davalı tapusuna değer verilip verilemeyeceği konusundadır. Mahkemece davalı tapusunun Hazine tapusundan intikal edip etmediği araştırılmamış, davalı tapusu mahalline yerel bilirkişiler yardımı, teknik bilirkişi aracılığıyla uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler tesis ve tedavülleriyle birlikte getirtilmediği için uygulamada bu kayıtlardan yararlanılmamış, tapu maliki ile davalı arasındaki akdi veya irsi ilişkinin kanıtlanması hususunda davalıya önel verilmemiş davalı tapusunun başka parsellere revizyon görüp görmediği, revizyon görmüş ise bu parsellerin davalı olup olmadığı, araştırılmamış, davalı ise aynı kayda dayanarak davaya konu edilen tüm parsellerle ilgili davalarının birleştirilmesi gerekip gerekmediği düşünülmeden hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; davalı tapusunu Hazine tapusundan intikal edip etmediği hususu bilirkişi marifetiyle araştırılmalı, davalı tapusunun başka parsellere revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerine yazılacak yazılarla tespit edilip başka parsellere revizyon gördüğü ve halen. o parsellerin davalı olduğu belirlendiği takdirde dava dosyaları birleştirilmek suretiyle yargılamaya devam olunmalı, tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler tesisinden itibaren tedavülleriyle birlikte getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel ve teknik bilirkişiler aracılığıyla keşif: icra edilmelidir. Taşınmazların başında yapılacak keşif sırasında dayanılan tapu kayıtları ayrı ayrı okunup hudutları zeminde tek tek göstertilmeli, tapu kayıtlarında yazılı olup bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanıp kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek, şekilde tespit edilmelidir. Yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, bilirkişilerce dayanılan kayıtların davaya konu parselleri kapsamadığı ifade edildiği takdirde bu kaydın nereye ait olduğu sorulup bir başka yere ait olduğunun ifade edilmesi durumunda o yer üzerinde keşif yapılmak suretiyle kaydın davalı parsellerle ilgisinin bulunup bulunmadığı kesin olarak belirlenmelidir. Araştırma sonunda davalı tarafın tapu kaydının Hazine tapusundan intikal etmediği ve fakat iki kaydın çakıştığı belirlendiği takdirde tarafların dayanaklarını oluşturan tapu kayıtlarının doğru temele dayandığı, bu durumda doğru temele dayanan ve eski tarihi taşıyan tapu kaydına değer verilmesi esas olmakla beraber davalı tapusunun Devlet'in katkısıyla oluşturulup Devlet'in teminatı altında bulunduğu nazara alınarak tapu kaydı kapsamındaki yerin davalıya verilmesi gerektiği düşünülüp sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 20/09/2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy