(3402 S. K. m. 12) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak tetkiki istenilmekle; duruşma için belirli edilen tarih ve saatte temyiz eden S. Fatma Rain Çelik vekili Avukat Durmuş Kalay, İzzettin Gören vekili Avukat M. Lütfi Topkan, S.Fatma Beylün Sezerar, Nigar Tosunyan vs. vekili Avukat Tülin Sandallı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili Avukat Hüsniye Güzelce ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat Faik Tanlık geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içerisinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 927 ada 1 parsel s. 11.053,20 metrekare yüzölçümünde fundalık vasfındaki taşınmaz üzerindeki kargir evin (6,45x6,44 ölçülerinde) İzzet Gören'e ilişkin olduğu beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle 3116 s. Yasaya göre 1948 yılında yapılan orman tahdidiyle oluşan 23.3.1955 gün 501 yevmiye no.lu Hazine tapusunun kapsamında kalması sebebiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Tespit sırasında Hamdi Paşa varisleri ile Orman idaresi arasındaki İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinden sadır olan 8.11.1950 gün 1948/116 esas 1950/339 karar s. (Ahmet Hamdi paşa varislerine ilişkin mer'a vasıflı araziye Orman Tahdit Komisyonu tarafından vaki müdahalenin men'ine dair) ilam postaca gözönünde bulundurulmuş ise de, öncesinin davalı olması nedeniyle, ilamda 16 no.lu bölümde kalan nizalı parselin (aradan yol geçmesi hesabıyla 932 adadan ayrılmış) malik hanesinin boş bırakılmasına, kayıt sahiplerinin itirazı üzerine komisyonca malik hanesinin boş bırakılmasına karar verilmiştir. Bilahare Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin temyiz edilmeksizin 27.11.1967 gününde kesinleşen 8.5.1967 gün 1956/618 esas, 967/177 karar s. ilamıyla Temmuz 1335 gün 16 no.lu tapu kaydı malikleri Yuvakim Ağa ve Hüseyin Avni Bey varislerinin başvurusu sonucu taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına ve Orman İdaresinin müdahalesinin men'ine karar verilmiş ise de, davacı tapularının uymaması ve Hazine tapusunun iptal edilmemiş olması, taşınmazın vergi kaydının bulunmaması ve genel mahkemede işlemden kaldırılmış olan davaların yenilenmelerinin mümkün bulunması karşısında 15.8.1974 günlü ek komisyon kararıyla maliki hükmen belirlenmek üzere malik hanesinin açık bırakılmasına karar verilmiştir. Kadastro Komisyonunca malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tahdit edilen nizalı parsel için İzzet Gören kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine (975/30 esas), Faruk Sezerar ve Beylün Sezerar (964/352 esas) ile Hasine Bezcioğlu ve müşterekleri (975/207 esas) tapu kayıtlarına dayanarak adlarına tescil istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. İzzet Gören'in davasının reddine dair 14.7.1982 tarihli kararın temyizi üzerine 14. Hukuk Dairesinin 18.1.1983 tarihli ilamıyla davaların birleştirilmesi gereğine değinilmesi üzerine anılan davalar birleştirilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davaların reddine, taşınmazın Hazine adına tesciline, taşınmaz üzerindeki evin İzzet Gören'e ilişkin olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm İzzettin Gören, Yuvakim Ağa mirasçıları Nigar Tosun Adrine Nergizoğlu, Takuhi Demirciyan İstanbul Belediye Başkanlığı, Hatice Lav, Meryem Nurulhüda Alhan, Fatma Sabriye Akman, Şerife Fatma Beylün Sezecar, Semiray Evren, Fulya Evren, Fuat Evren ve Şerife Fatma Rain Çelik tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 237. maddesi gereğince kesin hükümden söz edilebilmesi için davaların tarafları, konusu ve sebebinin aynı olması gerekir. Müdahil davacı Hamdi Paşa mirasçılarının dayandıkları karar ile müdahil Yuvakim Ağa ve Hüseyin Avni Bey mirasçılarının dayandıkları kararlarda Hazine taraf değildir. Öte yandan, kararlar ormanla ilgili olup, davaların nedeni de farklı bulunmaktadır. Bu sebeple gerek Hazinenin davalarda taraf olmaması ve gerekse dava sebeplerinin farklı bulunması karşısında kesinleşen kararlar Hazine yönünden kesin hüküm niteliğinde değildir. Bu sebeple bu kararların Hazineyi bağladığından da söz edilemez. Ayrıca, görülmekte olan davada sözü edilen kişilerin dayandıkları tapu kayıtlarının çekişmeli parseli kapsadığı da kanıtlanamamıştır. Çekişmeli parselin öncesinin fundalık ve mesirelik olduğu ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğin 1950 yıllarında başladığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Kadastro tespiti ise 1955 yılında yapılmıştır. Kadastro tespitinin yapıldığı tarihe kadar zilyet için ön görülen 20 senelik süre gerçekleşmemiştir. Kadastro tespitinden ve dava açıldıktan sonra sürdürülen zilyetliğe ise değer verilmesi mümkün değildir. Açıklanan ve mahkeme kararında gösterilen sair gerekçelere göre yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşması için takdir edilen 97.500.000 TL. vekalet ücretinin davacı ve müdahil davacılardan müteselsilen alınarak, duruşmada vekille temsil edilen davalı Hazineye verilmesine 30.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy