(3402 S. K. m. 14, 20)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 126 ada 2 parsel sayılı 260.606.65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 126 ada 1 parsele revizyon gören vergi kaydı miktar fazlası olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Fikri ve arkadaşları, yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Vekille takip edilen davalarda vekaletnamenin dosya içerisine konması gerekir. Dosyada davacılardan Fikri 'nin vekaleti dosyaya konduğu halde diğerlerinin vekaleti dosyaya konmamıştır. Mirasçı olan diğer davacılara nazaran vekaletname ibraz edilmediği takdirde yargılamaya asıl davacıların katılmasının sağlanması zorunludur. Mahkemece bu yön üzerinde durulmaksızın yargılama yapılması usule aykırıdır.
2- Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Davacıların dayandığı tapu kaydı dava dışı 1 sayılı parsele revizyon görmüştür. Dava konusu parsel kayıt miktar fazlasını oluşturmaktadır. Mahkemece dayanılan tapu kaydının sabit sınırlı olduğu kabul edilmiş ise de; Mahkemenin kabulü dosya içeriği ve toplanan delillere aykırı düşmektedir. Tapu kaydının değişebilir sınırlı olarak kabulü zorunludur. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/B maddesi gereğince değişebilir sınırlı tapu kaydının kapsamının miktarına değer verilerek belirlenmelidir. Kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılması mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece miras bırakan Osman ve mirasçıları adına belgesizden tescil edilen taşınmaz olup olmadığı Kadastro, Tapu Sicil, Özel İdare ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorularak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde öngörülen şartların tümünün oluşması halinde 100 dönüm miktarındaki taşınmazın iştirak halinde mülkiyet ve payları oranında davacılar, geri kalan kısmının Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 18.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy