(1086 S. K. m. 237) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Havva Başal (İbiş) ve arkadaşları vekili Avukat Kamuran Ö. ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat Altan A. geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava konusu taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle belgesizden tesbit edilmiştir. Davacılar tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davaları nizalı parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellere ait tutanaklar ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararlar Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesince muris hakkında belgesiz araştırması yapılması (Terekenin taksim edilmemiş olması nedeniyle) ve davaların birleştirilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; (3.2.2000 tarih 997/29 esas, 2000/2 karar) Mustafa B. terekesi taksim edilmediğinden ve muristen kalıp varisler adına belgesizden tesbit ve tescil edilmiş olan parsellerin toplamı 100 dönümü aştığından davanın reddine, taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Davacılar yargılama sırasında dayandıkları ancak bilahare taksime dayanmaları nedeniyle uygulanması talebinden 9.9.1999 günlü celsede vazgeçtikleri vergi kayıtlarına istinaden hükmü temyiz etmişlerdir. 16. Hukuk Dairesince hüküm 8.5.2000 günlü ilamla onanmıştır. Davacılar vergi kayıtlarına ilaveten yeni ele geçirdikleri Merkez Nohutlu Mahallesine ait Nisan 341 tarih 7-14 numaralı tapu kayıtlarına dayanarak karar düzeltme isteminde de bulunmuşlarsa da talepleri 16. Hukuk Dairesince reddolunarak hüküm 4.7.2000 tarihinde kesinleşmiş ve Hazine adına tapu kayıtları oluşmuştur. Davacılar Kadastro davasında yukarıda anıldığı şekilde ileri sürmüş oldukları, ancak Mahkemece ve Yargıtay'ca değerlendirilmemiş olan tapu ve vergi kayıtlarına dayanmak suretiyle Hazineye karşı, aynı parsellerin tapularının iptaliyle veraset ilamına göre adlarına tescil istemiyle 14.2.2001 tarihinde tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece evvelce oluşan hüküm karşısında artık tapu ve vergi kaydına dayanılamayacağı, Kadastro davasında tüm delillerin ileri sürülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince dava sebebinin farklılığı karşısında kesin hükümden bahsedilemeyeceği tapu ve vergi kayıtlarının uygulanması gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 237. maddesi gereğince kesin hükmün varlığından söz edilebilmesi için davanın konusu, tarafları ve sebebinin aynı olması gerekir. Kesinleşen dava ile bu davanın konusu ve tarafları aynı olduğu halde, sebepleri farklı bulunmaktadır. Zira, önceki davada zilyetliğe dayanıldığı halde, bu davada tapu kayıtlarına dayanılmıştır. Davaların sebepleri farklı olduğundan kesin hükmün varlığından söz edilemez. Hal böyle olunca, davacıların dayandıkları tapu kayıtları tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, kayıtların miktar ve sınırlarında değişiklik olup olmadığı belirlenmeli, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden kadastro sırasında revizyon görüp görmedikleri sorulmalı, revizyon görmüş ise ilgili parsellere ait tutanak örnekleri getirtilmeli, tapu kayıtları usulen mahalline uygulanarak taşınmazları kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, tüm deliller birlikte değerlendirilerek uyuşmazlık esastan çözümlenmelidir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için takdir olunan 97.500.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak, duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine, 20.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy