(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz edenlerden N. Diker vs. vekili Avukat E. Tekin, Hazine vekili Avukat A. Altundağ, Hüseyin Küçük ve müşterekleri vekili Avukat Y. Emre Şerbetçi geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. gereği görüşüldü:
Tapulama sırasında dava konusu taşınmazlar tapu kayıtları nedeniyle davalı taraf adına tespit edilmiştir. (Tespit sırasında nazara alınmamış olan Altıgözbekirli Köyü Tüzel Kişiliği tarafından Kösreli Köyünden bir kısım davalılara karşı açılan men'i müdahale davası Kadastro Mahkemesine devredilerek işbu dava ile birleştirilmiştir.) Hazine, Köy Tüzel Kişiliği, İ. Diker, H. Öküzcü vs. tespite itirazen dava açmışlardır. Mahkemece taşınmazların tesisleri Şubat 1299 tarihi olan intikalleri Temmuz 322 tarih 23, 25, 27, 33 Ağustos 322 tarih 4 ve 6 nolu tapu kayıtları kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle 51 nolu parsel yönünden müdahil A. Sadi Eliyeşil ve müştereklerinin davasının kabulüne, diğer tüm dava ve taleplerin reddine, taşınmazların paylı olarak anılan tapu kayıtları hissedarları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine, Köy Tüzel Kişiliği, İ. Diker mirasçıları, A. Öküzcü, C. Öküzcü, H. Küçük, A. Bican Küçük, H. Mürüvvet Küçük, Z. Küçük ve Fatma Küçük tarafından temyiz edilmiştir.
1- Altıgözbekirli Köyü Tüzel Kişiliği T. Sani 1297 tarih 42 numaralı yoklama kaydına dayanmış ise de, bu kaydın sahih esasa dayandığı kanıtlanamamıştır. Bu nedenle mahkemece Köy Tüzel Kişiliğinin dayandığı kayda değer verilmemesi dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun bulunmaktadır. Bu nedenle Köy Tüzel Kişiliğinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, Köy Tüzel Kişiliği tarafından ileri sürülen kadim mer'a iddiasının usulen araştırılması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu yönde değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulması doğru değildir.
2- Mahkemece çekişmeli parselleri kapsadığı kabul edilen Temmuz 322 tarih 23, 25, 27, 33, Ağustos 322 tarih 4 ve 6 numaralı tapu kayıtlarının tesislerine ilişkin kayıtlar getirilmeksizin karar verildiği belirlenmiştir. Hükme dayanak yapılan 18.10.2000 tarihli bilirkişi F. Aşkar tarafından düzenlenen raporda açıkça tesis kayıtlarına ulaşılamadığı açıklanmıştır. Tesis kayıtlarının dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öncelikle dayanılan tapu kayıtlarının tesisine ilişkin kayıtlar Osmaniye Tapu Sicil Müdürlüğü ile Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığından gittileriyle birlikte getirtilmeli, tapu kayıtları arasında bağlantı bulunup bulunmadığı, intikaller sırasında kayıtların mevki miktar ve sınırlarında değişiklik olup olmadığı denetlenmelidir. Mahkemece dayanılan tüm kayıtlar tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilmeksizin bu kayıtlara dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.
3- Muteriz H. Öküzcü'nün 49 sayılı parsele ilgili olarak dayandığı 25.8.1953 tarih 101 ve 102 numaralı tapu kaydı tesisinden itibaren tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş ve kaydın başka parsellere revizyon görüp görmediği Tapu sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorularak araştırılmamıştır.
4- Davacı İ. Diker'in dayandığı ve 51 sayılı parsele revizyon gördüğü belirlenen Şubat 1299 tarih 162 numaralı tapu kaydı tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş, bu kaydın güney sınırının Küçük Ali göstermesi üzerinde durulmamış, Küçük Ali'nin A. Sadi Eliyeşil ve arkadaşlarının dayandıkları tapu kayıtlarının önceki maliklerinden olduğu tartışılmamıştır. Tapular birbirini sınır gösterdiğine göre kayıtların çakışmasından söz edilemez. Bu durumda uyuşmazlığın ortak sınırla ilgili olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın o doğrultuda çözümlenmesi zorunlu bulunmaktadır.
5- Mahkemece taşınmaklar üzerindeki zilyetlik gereği gibi araştırılmamış, dayanılan tapu kayıtlarının hukuki geçerliliklerini koruyup korumadığı her bir parsel yönünden araştırılmamış ve değerlendirilmemiştir.
Açıklanan şekilde araştırma, inceleme ve uygulama yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için takdir olunan 97.500.000 TL. vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak, kendilerini duruşmada vekil ile temsil ettiren Niyazi Diker ve arkadaşları ile davacı Hazineye verilmesine 04.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy