(1086 S. K. m. 439)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Yargıtay bozma ilamında özetle Kabule ilişkin ilk hüküm davalı Hazine ile diğer davalılar yönünden kesinleştiği, Kemal Şaban Küçük'ün temyizi yönünden ise, dava dilekçesinin 2, 3 ve 4 sıralarında yazılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazları yerinde bulunmadığından reddi gerektiği belirtilerek, dava dilekçesinin 1. sırasında yazılı taşınmaz başında keşif yapılması, tanıkların dinlenmesi, S, 6, 7 ve 8. sırada yazılı taşınmazların davacılardan Hüseyin ile Hayriye'nin miras bırakanı Yahya Nazım'dan kaldığı kabul edildiğine göre veraset belgesinin istenmesi ile adı geçen davacılar dışında başka mirasçısı bulunup bulunmadığının araştırılması, 8. sıradaki taşınmazın kimden kaldığı konusunda tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi ile kesin olarak önceki malikin belirlenmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacıların davasının kısmen kabulüne, 186 ada 1, 128 ada 101, 132 ada 2 nolu parsellere ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/28 esas 1982/30 sayılı kararının 2, 3, 4 nolu hükümleri Yargıtay'ca onanıp kesinleştiğinden bu taşınmazlar yönünden devam eden dava bulunmadığı anlaşılmakla tutanak asıllarının gerekli işlem yapılmak üzere Tapu Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine, 128 ada 101 parselle ilgili olarak davaya katılan Servet Özer, Hasan Abay, Hasan Kaya, İbrahim Toplu, Halit Büyükdemir ile 132 ada 2 nolu parselle ilgili olarak davaya katılan Abdurrahman Karaaslan'ın talepleri yönünden Mahkemenin görevsizliğine, 186 ada 9 nolu taşınmazın davalı olmadığı anlaşıldığından tutanak aslının Tapu Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine, çekişmeli 215 ada 6 nolu parselin Yahya Nazım oğlu Hüseyin Ürfi Berk ve Yahya Nazım kızı Hayriye Oğan adlarına, 190 ada 14 ve 129 ada 4 nolu parsellerin Yahya Nazım mirasçıları ile Ahmet Küçük mirasçıları adlarına tesciline, Şarköy İlçesi Karadeğirmen mevkiinde bulunan doğusu Ahmet Doğanca, batısı Sığır Yolu, kuzeyi Ali Çavuş mirasçıları, güneyi Hacı Nafiz mirasçıları tarlası ile çevrili 3025 metrekare yüzölçümündeki taşınmaza ilişkin dava yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, kadastro sırasında tutanak düzenlenmeyen taşınmazlarla ilgili davalara Kadastro Mahkemesinde bakılması mümkün bulunmadığına, kesin hüküm taraflar yönünden bağlayıcı olduğuna ve mahkemece kesin hüküm doğrultusunda karar verilmiş bulunduğuna göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 132 ada 2, 186 ada 9, 215 ada 6, 190 ada 14, 129 ada 4 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2) Diğer parsellere ilişkin Hazine'nin temyiz itirazlarına gelince;
Hazine tarafından tescil ile ilgili ilk karar temyiz edilmemiş ve karar Hazine yönünden kesinleşmiş bulunduğundan sair temyiz itirazlarının reddine ancak, mahkemece verilen kararın infazının kabil olmadığı saptanmıştır. Bu nedenle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 439/2. maddesi gereğince aşağıda gösterilen nedenlerden dolayı bozulması zorunlu görülmüştür.
a) Kadastro davalarında tutanak aslının dosyada bulunması zorunludur. Dava konusu 186 ada 1 sayılı parsel ile ilgili tutanak aslı bulunduğu yerden getirtilmemiş, tutanağın bulunamaması halinde ihya edilerek dosyaya konulması gereği düşünülmemiştir. Tutanakla ilgili başkaca dava olup olmadığı Kadastro ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorulmamış, dava varsa davanın sonucu sorulmamıştır. Açıklanan şekilde işlem yapılarak tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
b) Kadastro hakimi itirazlı parseller ile ilgili olarak sicil oluşturmakla yükümlüdür. Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davasına konu olan taşınmazların malik hanelerinin açık bırakıldığı saptanmıştır. Mahkemece kesinleşen hüküm doğrultusunda tescil kararı verilmesi gerekirken tutanağın Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmiş olması usul ve yasaya uygun değildir. Bu nedenle dava konusu 128 ada 101 sayılı parselin malikinin belirlenerek tutanağın doldurulması gerekirken Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderme kararı verilmesi isabetsiz,
Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy