(743 S. K. m. 645) (3402 S. K. m. 19/2, 30/2)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin de süresin de olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava konusu taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan kal davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellere ait tutanaklar ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin 1/3'er paylı olarak H., A. ve H. varisleri adlarına tesciline, davacıların kal istemleri yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm Hazine, U... Köyü Muhtarlığı, mudahil G. ve arkadaşları ile müdahil S. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır. Dava genel mahkemeden aktarıldığına göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesi gereğince hakim gerçek hak sahibi adına tescile karar vermekle yükümlüdür. HUMK.nun 237. maddesi gereğince kesin hüküm taraflar yönünden bağlayıcıdır. Hazine kesin hüküm tarafı olmadığına göre kesin hüküm Hazine yönünden bağlayıcı kabul edilemez. Öte yandan kesinleşen hüküm zilyetliğin korunması niteliğinde olduğundan mülkiyet yönünden kazandırıcı bir hak oluşturmaz. Arazi Kanununa göre özel mer'aların tapuda kayıtlı olması gerekir. Tapuda kayıtlı olmayan ve mer'a niteliğinde bulunan taşınmazların zilyetlik yolu ile kazanılması mümkün değildir. Vergi kaydının bulunması da sonuca etkili bulunmamaktadır. Bu nedenle vergi kaydı maliklerinin mirasçıları olan M. ve arkadaşları ile onlardan satın almak suretiyle taşınmazı iktisap eden kişilerin taşınmazın tapuda kayıtlı bulunduğunu kanıtlamaları gerekir. Taşınmazların tapuda kayıtlı olduğu kanıtlanmadıkça vergi kaydı malikleri veya mirasçıları adlarına tescili olanaksızdır. Hal böyle olunca, vergi kaydına dayanan kişilere tapuları bulunup bulunmadığı konusunda bildirimde bulunmak üzere olanak tanınmalı, tapu kayıtlarına dayandıkları takdirde bildirdikleri veya bildirecekleri kayıtlar tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, kayıtların revizyon görüp görmedikleri Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorularak araştırılmalı, revizyon görmüş ise ilgili parsel tutanak örnekleri getirtilmeli, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi kurulu aracılığıyla usulen mahalline uygulamalı, kayıtların kapsamı sınırlarının niteliğine göre belirlenmeli, kayıt kapsamı içinde kaldığı saptanan arazinin kayıt maliklerinin mirasçıları veya şartları oluşmuş ise satın almak suretiyle iktisap eden kişiler adına tescil edilmeli, tapu kaydı ibraz edilememesi veya ibraz olunan kayıtların çekişmeli parselleri kapsadığının kanıtlanamaması halinde parsellerin hazine adına tesciline karar verilmesi ve üzerinde bulunan muhdesatların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi gereğince kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), Yargıtay duruşması için takdir olunan 250.000.000 lira vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunanlardan alınarak, duruşmada kendilerini vekille temsil ettiren temyiz edenlere verilmesine, 12.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy