(3402 S. K. m. 9, 15)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği Görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 102 ada 13,51, 104 ada 2, 3, 4, 7, 14, 106 ada 31, 32, 94, 107 ada 29, 31, 108 ada 19, 20, 36, 46, 47, 63, 65, 71, 85, 87, 109 ada 3, 23, 25, 110 ada 3, 15, 113 ada 11, 16, 17, 23 ve 115 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlerindeki taşınmazlardan, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 102 ada 13, 104 ada 3, 14, 107 ada 29, 108 ada 19, 65, 108 ada 71, 85, 87, 113 ada 23 sayılı parseller Mehmet oğlu Mustafa Aslan, 102 ada 51, 109 ada 3, 25, 110 ada 3 sayılı parseller Ali oğlu İnce Aslan, 104 ada 3, 106 ada 32, 94, 108 ada 46, 113 ada 16 sayılı parseller Mehmet oğlu Haydar Aslan, 104 ada 7, 14, 106 ada 31, 108 ada 36, 47, 109 ada 23, 113 ada 17, 110 ada 15 sayılı parseller Mehmet oğlu Mehmet Aslan, 107 ada 31, 108 ada 19 sayılı parseller Ali oğlu Mehmet Aslan, 113 ada 11 sayılı parsel Ahmet oğlu Abdullah Aslan, 113 ada 115 sayılı parsel Koca Mustafa kızı Menekşe Alıcı adlarına, 108 ada 101 sayılı parsel ise tapu kaydı ve harici satış nedeniyle Ali oğlu Mehmet Aslan adına tesbit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde taşınmazların müşterek muris Mehmet Aslan'dan kaldığına ve mirasının taksim edilmediğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tesbit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına, 108 ada 19, 20, 36, 101, 109 ada 23, 109 ada 25 sayılı parsellerin kök muristen intikal etmediğine, 113 ada 11, 104 ada 7 ve 110 ada 15 numaralı parsellerle ilgili davalardan da feragat edildiğine göre davacının yukarıda belirtilen tüm parsellere ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2- Davacının davaya konu diğer parsellere ilişkin temyizine gelince; Taraflar arasında dava konusu taşınmazların ortak miras bırakandan kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, miras bırakanın ölümünden sonra terekenin mirasçıları arasında paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşım varsa uyuşmazlığa konu taşınmazların paylaşım sonucu hangi tarafa isabet ettiği yönlerine ilişkindir. Paylaşıma dayanan taraf paylaşımın varlığını, paylaşım tarihini, paylaşıma bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katıldıklarını, paylaşımda paydaşlara verilen paylar ile bunların akıbetlerini kanıtlamakla yükümlüdür. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca harici paylaşım belgelerle, bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlanabilir. Hal böyle olunca, paylaşıma dayanan taraftan bu hususa ilişkin delilleri sorulmalı, paylaşım yapılmışsa, paylaşımın yapılmadığını iddia eden tarafın bu taşınmazlardaki hissesine karşılık ne aldığı, taşınmaz almışsa nereden aldığı ve kimin adına tespit edildiği araştırılmalı, gerektiğinde ilgili tutanaklar getirtilip incelenmeli ve uzun süreli kullanmanın harici paylaşımın karinesi olduğu düşünülmeli, paylaşımda eşitliğin zorunlu bulunmadığı göz önünde tutulmalı, tüm deliller toplanarak ve birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsiz ve temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy