(7201 S. K. m. 21) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği düşünüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Keşif avansının yatırılması hususunda davacı vekiline çıkarılan ihtarlı davetiyenin Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edildiği, 2 nolu ihbarnamenin muhatabın kapısına yapıştırıldığı, keyfiyetin en yakın komşusuna haber verildiği belirtilmesine rağmen komşu adının kim olduğunun gösterilmediği, bu nedenle yapılan tebligatın, Tebligat Kanunu ve Tüzüğü'ne uygun bulunmadığından geçersiz olduğu, geçersiz tebligata dayanılarak hüküm kurulamayacağı" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin mer'a olarak sınırlandırılmasına, bu şekli ile özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli parsel kadastro tespiti sırasında tapu ve vergi kaydı miktar fazlası olarak Hazine adına tarım arazisi niteliğiyle tespit edilmiştir. Davacı tapu, vergi kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmıştır. Davacının dayandığı tapu kaydının sabit sınırlı olduğu ve 193 sayılı parseli kapsadığı anlaşılmaktadır. Kaydın çekişmeli parseli kapsaması mümkün değildir. Mahkemenin bu yöndeki kabulü isabetlidir. Ancak davacının dayandığı 53 ve 55 tahrir numaralı vergi kayıtlarının çekişmeli parsele ait olduğu yerel bilirkişiler tarafından tutarlı bir şekilde açıklanmıştır. Sözü edilen parsellerin 193 sayılı parsele yanlışlıkla uygulanmış olması sonuca etkili değildir. Vergi kayıtları değişebilir sınırlı olduğu için kapsamlarının miktarlarına değer verilerek belirlenmesi gerekir. Kadastro tespiti sırasında taşınmaz fıstıklık olarak tespit edildiğine göre mahkemece taşınmazın niteliğinin mer'a olarak değiştirilmesinin yasal dayanağı da bulunmamaktadır. Vergi kayıtları kapsamına giren bölüm yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap şartlarının davacı lehine gerçekleştiği sabit olmaktadır.
Hal böyle olunca çekişmeli parselin kuzey bölümünden vergi kayıtlarının toplam miktarı olan 20.000 dönüm miktarındaki yerin ifraz olunarak payları oranında ve iştirak halindeki mülkiyet şeklinde davacılar adına, taşınmazın geri kalan bölümünün Hazine adına tarım arazisi olarak tapuya tesciline, bu bölüm üzerindeki muhdesatın davacılara ait olduğunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA 7.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy