(4721 S. K. m. 560)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; "114 ada 8 parsel kadastro tespiti sırasında Mehmet oğlu Mehmet H. ve Hamza H. adına tespit edildiği, taşınmaz üzerinde (A) harfi ile gösterilen evin Mehmet'le, (B) harfi ile gösterilen evin Hamza'ya ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterildiği, dava dilekçesi ile Mehmet aleyhine dava açlılıp diğer tespit maliki Hamza H. aleyhine dava açılmadığı gibi Hamza'nın davayı kabulüne ilişkin belge ve bilgi bulunmadığı, bu nedenle Hamza aleyhine hüküm kurulmasının doğru olmadığı öte yandan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 95. maddesi gereğince davayı kabulün açık olması gerektiği, davalı Mehmet'in 19.12.1995 tarihli beyanının açık olmadığı, açık kabul niteliğinde bulunmadığından dava konusu 8 parsel ile ilgili tüm delillerin toplanarak uyuşmazlığın çözülmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 114 ada 8 parselin muris 1317 doğumlu Mehmet H. mirasçıları adına hisseleri oranında ve iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereğince tesciline, üzerinde krokisinde (A) harfi ile gösterilen evin Mehmet H.ya, (B) harfi ile gösterilen evin Hamza H.ya ait olduğunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Akif H. tarafından temyiz edilmiştir.
Nizalı taşınmazın tarafların müşterek miras bırakanları Mehmet'ten kaldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlığı doğuran husus taşınmaz üzerindeki evlerin kime ait olduğu hususudur. Mahkemece bu evlerin davalılar Mehmet ile Hamza H. tarafından yapıldığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; bu iki evin murisin sağlığında yapıldığı, bu evlerin Hamza, Abdullah ve Mehmet tarafından yapıldığı söylenmiş ise de; adı geçenlerin murislerine ait malların gelirinden yararlandıkları, bu gelirlerle evlerin yapıldığı ve bu evlerde beraberce oturdukları anlaşılmaktadır. Evler murisin sağlığında ve çocukları ile beraber aynı çatı altında yaşadıkları bir zamanda yapıldığına göre bu evlerinde miras bırakana ait olması asıldır. Bu kuralın aksi ispat edilmemiştir. Bu itibarla evlerin muhtesat olarak mirasçılardan Mehmet ile Hamza adına kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA 4.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy