(3402 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 502 ada 1 parsel sayılı 1930.69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Abdurrahman K. adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın yitik kişilerden kalma olup, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Mahkemece çekişmeli parselin davalı tarafın dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemenin kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Davalının dayandığı 10.12.1970 tarih ve 4 sıra nolu tapu kaydının tamamen kamulaştırılarak yola dönüştürülmüş olması nedeniyle tapudan terkin edildiği Tapu Sicil Müdürlüğünün karşılık yazılarından anlaşılmaktadır. Bu olgu karşısında davalının tapuya dayanması mümkün değildir. Taşınmazın keşifte belirlenen niteliği ve durumu göz önünde tutulduğunda zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiğinden söz edilemez. Hal böyle olunca; tespitin iptali ile taşınmazın tamamının Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy