(3402 S. K. m. 22, 30)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan tapu iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 542 parsel sayılı 50200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Musa Y. mirasçıları adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılardan Hazine tapu kaydına, S.S.Ceyhan Ağaç İşleri Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi de tapu kaydı, satış vaadi sözleşmesi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı Hazine'nin davasının reddine, S.S.Ceyhan Ağaç İşleri Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi'nin davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın 240/288 hissesinin davacı Kooperatif adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli 542 sayılı parselin kadastro tespitinin 5602 sayılı Tapulama Kanunu hükümleri uyarınca 15.11.1951 tarihinde yapıldığı ve tutanak düzenlendiği, taşınmazın miktarının 15.400 metrekare olarak saptandığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1947/964 esasında kayıtlı bulunan dava ile ihtilaflı bulunduğu saptanmıştır. Ceyhan İlçesi Büyükmangıt Köyü 542 parsele ilişkin tutanak aslının 1953/61 esas ve 1953/433 karar sayılı Kadastro Mahkemesi dosyası içinde bulunduğu belirlenmiştir. Aynı parselle ilgili olarak 8.5.1991 tarihinde tutanak düzenlendiği belirlenmiştir. 3402 sayılı kadastro Kanunu'nun 22/1.maddesi gereğince kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa ikinci kadastro bütün sonuçları ile hükümsüz kalır. Kanunun amir hükmü karşısında 8.5.1991 tarihinde yapılan kadastro ve düzenlenen tutanak yok hükmündedir. 1951 yılında yapılan kadastro sırasında taşınmazın aynının uyuşmazlık konusu olduğu belirtildiğine göre, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2.maddesine göre parselin geometrik ve hukuki durumunun kadastro hakimi tarafından belirlenmesi ve sicil oluşturulması zorunludur. Usulen kesinleşen kadastro ve tutanak bulunmadığından davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılamaz. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup hakimin görev hususunu re'sen dikkate alması gerekir.
Sonuç: Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 9.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy