(3402 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 140 ada 26, 27, 93 ve 121 ile 129 ada 3 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlerindeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan yüzölçümünün düzeltilmesi davası davaya konu parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve Mahkemece dava dosyası ile tutanaklar birleştirilmiştir. Kadastro sırasında 129 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ise Hazine'nin tasarrufunda olduğundan bahisle Hazine adına tespit edilmiş ve tespit kesinleştirilmiştir. Davacı Ali tarafından Hazine aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu kaydına dayanılarak 129 ada 2 sayılı parsel hakkında açılan tapu iptal ve tescil davasında mahkemece bu parselin de yüzölçümünün düzeltilmesi davası kapsamında olduğundan ve tutanağın kesinleşmediğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; 140 ada 26 ve 129 ada 3 sayılı parsellerin Ali , 140 ada 27 sayılı parselin H.Perikli ve Tiryandafila , 140 ada 121 sayılı parselin Hazine, 140 ada 93 sayılı parselin orman vasfıyla Hazine, 129 ada 2 sayılı parselin teknik bilirkişi raporunda ( E ) harfiyle gösterilen bölümünün "tek katlı manastır" vasfıyla Hazine adına tescillerine, 129 ada 2 sayılı parselin geriye kalan ( A ), ( B ), ( C ) ve ( D ) bölümlerinin ise tescil dışı bırakılmalarına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalılar H.Perikli ile Tiryandafila vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, tapu kayıtları kapsamında kalan taşınmazların kayıt malikleri adına yazılmış bulunmasına ve kayıt miktar fazlası yönünden zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığının sabit bulunmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 140 ada 26, 27, 93 ve 121 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Çekişmeli 129 ada 2 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
a ) Dosya içeriğine, toplanan delillere ve zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığı mahallinde yapılan keşif ve uygulamayla sabit olduğuna göre davacı Ali n'in yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının REDDİNE,
b ) Çekişmeli 129 ada 2 sayılı parselin krokide ( C ) ve ( D ) harfleriyle işaretlenen bölümlerinin kıyı kenar çizgisi kapsamında kalması nedeniyle mahkemece tespit dışı bırakılmalarına karar verilmiş olması isabetlidir. Bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; taşınmazın krokide ( A ) ve ( B ) harfleriyle gösterilen bölümleri kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı, taşlık ve kayalık olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Taşınmaz deniz kıyısında bulunmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18/1.maddesi gereğince taşınmazdan ekonomik yarar sağlanması mümkündür. Hal böyle olunca; çekişmeli parselin krokide ( A ), ( B ) ve ( E ) harfleriyle gösterilen bölümlerinin Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Sonuç: Hazine'nin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün bu yönden BOZULMASINA, 21.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy