(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 113, 137, 140, 148 parsel sayılı 91250, 146000, 11700, 40000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı Nazif K., Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açtığı tescil davası sonunda mahkemenin 1976/211 esas, 1980/350 karar sayılı ilamı ile hudutları yazılı 166000 metrekarelik taşınmazın davacı adına tescil kararı 8. Hukuk Dairesinin 18.5.1981 tarihli ilamı ile eksik incelemeden bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak ve bozma ilamı doğrultusunda D.D.Y. Genel Müdürlüğü ile Karayolları Genel Müdürlüğü davaya dahil edildikten sonra davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi yargılaması sırasında Hasan A. 1/2 pay için kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya müdahil olmuştur. Davacı Dursun D., 24.2.1999 tarihli dilekçesi ile Hasan A. ve Nafiz K.'ya husumet yönelterek ve 113 parsel hakkında satın alma ve zilyetliğe dayanarak Kadastro Mahkemesine dava açmıştır. Kadastro Mahkemesinde dava dosyası ile çekişmeli parsellerin tutanakları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, çekişmeli 113 parselin davacı Dursun D. adına, diğer çekişme konusu 137, 140 ve 148 parsellerin tamamı 24 pay kabul edilerek 12 payının Hasan A. adına, 12 payının da Nazif K. mirasçıları adına hisseleri oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dayanılan vergi kaydının hudutları sabit ve taşınmazın tamamının kültür arazisi olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da; vergi kaydının gayrisabit hudutlu olduğu 8. Hukuk Dairesinin 18.5.1981 tarihli bozma ilamında kabul edildiği gibi, Çerme hududunun sabit olmadığı komşu parsellere ait mahkeme kararı ile de sabit olmuştur. Nizalı taşınmazın büyük bölümü çalılık, fundalık, sazlık yer olup doğusunda 20 dönümlük yerin kültür arazisi niteliğinde bulunduğu 25.4.1983 tarihli ziraat bilirkişinin rapor ve rapora ekli fen bilirkişi krokisinden anlaşılmaktadır. Vergi kaydı zilyetlikle birleşmedikçe hukuken değer taşımaz. Taşınmazın 20 dönümlük kısmı kültür arazisi olup bakiyesinin fundalık, çalılık ve sazlık olması dikkate alındığında kaydın sabit hudutlu olup olmadığının hukuken bir önemi de bulunmamaktadır. Bu durumda krokide 20 dönüm olarak belirlenen yerin davacı Hasan A. ile Nazif K. mirasçıları adına, geriye kalan bölümlerinin ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy