(1086 S. K. m. 74) (3402 S. K. m. 28, 30)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 9 ve 27 parsel sayılı 20.750, 75.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar 1757 Sayılı Yasaya göre 20 dönümlük norm dışı kaldığı ve miktar fazlası olması nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacılar M. Tevfik Kayra ve Müşterekleri tapu kaydı, vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli parsellerin davacılar adına payları belirtilerek tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere kararda yazılı gerektirici nedenlerle, davacıların dayandığı tapu kaydının değişebilir sınırlı olduğuna, kayıt miktar fazlası yönünden zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu sabit olduğuna göre davalı Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesi gereği hakim taleple bağlı olup talepten fazlaya kadar veremez. Öte yandan hakim adlarına tescile karar verdiği kişilerin pay oranları ile açık kimliklerini kararda göstermek ve doğru sicil oluşturmak zorundadır. Esat mirasçıları miras şirketi adına talepte bulundukları halde mahkemece bu yön gözetilmeksizin davacı olan kişiler hakkında hüküm kurulması doğru değildir. Hal böyle olunca, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 28/2 ve 30/2. maddeleri gereğince gerçek hak sahipleri adına hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 21.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy