(3402 S. K. m. 9)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Yargıtay bozma ilamında özetle; Önceki keşiflerde dinlenen bilirkişi ve tanıklarla, tespit bilirkişileri ve ziraat mühendisi bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılarak taşınmazın vergi kaydı miktar fazlasının ve batıdaki 4695 nolu parselin öncesinin kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mer'a olup olmadığı, değilse davacıların zilyetliklerinin süresi ve sürdürülüş biçimi bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanmalı, varsa toprak tevziinin belirtme tutanak ve haritalarının uygulanması, yapılacak çalışmalar sırasında taşınmazların haklarında ne gibi işlem yapıldığı saptanmalı, komşu 4695 nolu parsel hakkında açılıp sonuçlanan dava olması halinde verilen kararın bir örneği dosyaya konularak davaya etkisi üzerinde durulması, senetsizden davacıların kazandığı taşınmazların araştırılması gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, çekişmeli parselin tespit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Keziban A. mirasçıları ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, bozma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapıldığına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davacı tarafın dayandığı 1159 tahrir numaralı vergi kaydının taşınmazın bir bölümünü kapsadığı mahallinde yapılan keşifte bilirkişiler tarafından açıklanmıştır. Kaydın başka parsellere de revizyon gördüğü belirlenmiştir. Davacıların ve miras bırakanlarının taşınmaza çekişmesiz ve aralıksız malik sıfatıyla zilyet oldukları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece delillerin tayininde hataya düşürülmüştür. Zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına değer verilemez. Ancak, somut olayda zilyetlik olgusunun da gerçekleştiği sonucuna varılmaktadır. Dayanılan vergi kaydı değişebilir sınırlı olup değişebilir sınır yönünde mera bulunmaktadır. Hal böyle olunca; taşınmazın doğu bölümünden ifraz olunacak 12500 metrekare miktarındaki kısmın payları oranında davacılar, geri kalan bölümün tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA 21.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy