(4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 113 ada 103, 109, 120, 118 ada 2, 119 ada 1 ve 132 ada 7 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar Mevlüt D., Faik K. ve müşterekleri, 103 ada 45, 101, 135 ada 36 ve 55, 114 ada 56 ve 58 sayılı parseller ise Erkan D. ve Ramazan D. adlarına tespit edilmiştir. Davacılar, yasal süresi içinde miras yoluyla gelen hakka dayanarak davalılara ait hisselere yönelik olarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 135 ada 3 sayılı parsel hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, 135 ada 36 sayılı parsel hakkında mahkemenin görevsizliğine, tutanağın Kadastro Müdürlüğüne iadesine, 103 ada 45, 101, 103, 109, 120, 114 ada 56, 118 ada 2, 119 ada 1 ve 132 ada 7 sayılı parsellere yönelik davanın ise 3402 Sayılı Yasanın 36/1. maddesi gereğince davacılar tarafından keşif giderleri yatırılmadığından davanın reddine ve bu parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde 135 ada 55 ve 114 ada 58 sayılı parseller hakkında da dava açıldığı halde bu parseller yönünden hüküm kurulmaması, dava dilekçesinde 135 ada 3 parsel dava konusu olarak yazılmış ise de, bu yerin 135 ada 36 parsel olduğu ikinci celsede duruşmaya giren Avukat tarafından bildirildiği gibi dilekçede gösterilen miktar ve malikler dikkate alındığında dava edilen yerin 135 ada 3 parsel olmayıp 135 ada 36 numaralı parsel olduğu anlaşıldığı halde bu taşınmaz yönünden işin esasına girilmesi ve esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken görevsizlik kararı ile tutanağın Kadastro Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmesi, isabetsiz olduğu gibi diğer parseller yönünden mahkemece 3.7.2001 tarihli oturumda keşif masrafının yatırılması için davacıya mehil verildiğinden, verilen mehle rağmen masraf yatırılmadığından söz edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da sözü edilen ara kararında keşif masrafının yatırılması için belirli bir gün tayin edilmemiş, verilen mehilin kesin olduğu ve süreye uyulmaması halinde neticesinin ne olacağı belirtilmediğinden ve bu şekildeki ara kararına uyulmaması davacı aleyhine hukuki sonuç yaratamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmemesi de isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 31.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy