(3402 S. K. m. 5, 27)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Osman Z. vs. vekili Avukat Selahattin Sümer ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat Altan Altundağ geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında dava konusu taşınmazlar malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar tarafından davalılara karşı açılan men'i müdahale davası taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmekle Kasastro Mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar tarafından kadastro tespitinden önce davalılar aleyhine temessük kaydına dayanılarak 3.7.l97l tarihinde elatmanın önlenmesi davası açılmış ve bu dava davaya konu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
El atmanın önlenmesi davaları taşınmazın aynına ilişkin olup, kadastroyu ilgilendiren davalardır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5 ve 27.maddeleri gereğince kadastro tespitinden önce genel mahkemelere açılan taşınmazların geometrik ve hukuki durumlarını belirlemek görevi kadastro mahkemesine ait bulunmaktadır. Mahkemece yapılacak iş, genel mahkemeden aktarılan dava dosyası ile dava kapsamına giren tüm parsellere ait tutanakları birleştirerek askı ilanlarını yapmak ve usulen taraf teşkil ederek tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm delilleri toplayarak uyuşmazlığı esastan çözümlemektir. Davacılar temessük kaydına dayanarak dava açmışlardır. Bu durumda dava kapsamına giren taşınmazların kapsamının temessük kaydında belirtilen sınırlara göre saptanması gerekir. Temessük kaydı kapsamı dışında kalan taşınmazların kadastro işlemlerinin olağan usule göre yapılması temessük kapsamına giren taşınmazlara gerçek hak sahiplerinin ise kadastro hakimi tarafından belirlenmesi icap eder. Bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan davaya konu parsellerin davalarının birlikte görülmesi zorunludur. Bu parsellerle ilgili davaların tefrik edilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı gibi, yargılamanın ekonomik ve çabuk olarak yapılması ilkesine de aykırı olur. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşması için takdir olunan 250.000.000 TL. vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak, duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine 16.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy