(3402 S. K. m. 13 )
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1 ada 12 parsel sayılı 2354 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davalı F. Arık ve Müşterekleri adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı P. A. ve Müşterekleri, yasal süresi içinde Fatma A.nın 1/4 payına yönelik olarak muvazaa iddiasına dayanarak ve üzerindeki muhdesatın muris Mehmet A. tarafından yapıldığının tespiti ile tapunun cinsinin ev, arsa ve samanlık olarak tashihi ile mirasçılar adına hisseleri oranında beyanlar hanesinde gösterilmesi isteği ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalının davayı kabul ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davalı adına kayıtlı 1/4 hissesinin muvazaalı işlem nedeniyle iptaline, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın da aynı cins olarak muris Mehmet A. mirasçıları adına miras hisseleri oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı F. Arık tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının kabul beyanı uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de Mahkemenin kabulü dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Taraflar arasında düzenlenen 5.8.1998 tarihli sulh anlaşması uyarınca iki tarafın da edimlerini yerine getirmesi zorunludur. Sulh anlaşması gereklerinin yerine getirilmediği saptanmadan davanın kabulüne karar verilemez. Davalının 7.10.1998 tarihli kabul beyanının sulh anlaşmasından feragat şeklinde yorumlaması davalının iradesine uygun bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacılara sulh anlaşmasında öngörülen edimlerini yerine getirmek üzere önel verilmeli, sulh anlaşması uyarınca işlem yapıldıktan sonra dava kabul edilmelidir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy