(3402 S. K. m. 5, 27)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54 ve 55 parsel sayılı 464, 208, 116, 92, 96, 432 ve 1960 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar (derdest, men'i müdahale davası nazara alınmaksızın) tapu kayıtları nedeniyle davalı taraf adlarına tespit edilmiştir. Kadastro Komisyonu İlhami Köymen'in tüm parsellere ilişkin itirazını reddetmiş, Hazinenin 48, 49, 50, 54 ve 55 nolu parsellere yönelik itirazlarını ise sadece 49, 50 ve 54 nolu parseller yönünden kısmen kabul etmiştir. Kesinleşen komisyon kararları ve tapuya tescil işlemlerinden sonra Genel Mahkemelerde tapu iptali ve men'i müdahale davaları da görülerek karara bağlanmış, kesinleşmiş ve infaz edilmiştir. İlhami K. ve Müşterekleri tarafından, davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde tespitten evvel açılan elatmanın önlenmesi davası Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellere ait tutanaklar ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazlarla ilgili olarak kadastro tespitinden önce genel mahkemelerde açılan ve görülmekte olan davanın bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5 ve 27.maddeleri uyarınca davaya konu olan taşınmazların geometrik ve hukuki durumunu belirlemek görevi kadastro hakimine aittir. Kadastro tespitini sırasında kadastro ekibi tarafından taşınmazların geometrik ve hukuki durumlarının belirlenmesi, tutanakların askıya çıkarılarak kesinleştirilmiş olması, kesinleşme meşruhatı verilerek tapuya tescil işleminin yapılması ve tapu iptal davalarına konu olması hukukça hiçbir anlam ve değer taşımaz. Hal böyle olunca, Asliye Hukuk Mahkemesi davasının kapsamına giren tüm parsellere ait tutanak asılları davalı şerhi verilmek suretiyle getirtilerek dosyaya konulmalı, çekişmeli tüm parsellerle ilgili tutanaklarla dava dosyaları birleştirilmeli, Asliye Hukuk Mahkemesi davasının tüm tarafları ile tespite itiraz davasına katılan tüm tarafların ve Hazinenin bu davada taraf olarak davaya katılmaları sağlanmalı, tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanarak ve birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine gerek olmadığına, 16.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy