(3402 S. K. m. 18, 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; Tespit bilirkişileri ile belirtmelik tutanağında adları geçen muhtar ve bilirkişiler, keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar yeniden yapılacak keşifte taşınmazın başında ayrı ayrı dinlenip dava konusu parselin öncesinin bataklık mı, mera mı, yoksa kültür arazisi mi olduğu yönü açıklığa kavuşturulmalı, çelişki halinde tanık ve bilirkişiler yüzleştirilerek çelişkiler giderilmeli, ayrıca Devlet Su İşleri Çalışmaları sırasında düzenlenen harita ve bununla ilgili belgelerde getirilmeli, taşınmazın kültür arazisi olduğu sonucuna varıldığı takdirde Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar davacı ve önceki maliklerinin zilyetliğinin kazandırıcı süreye ulaşıp ulaşmadığı açıkça saptanmalı ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin davacı Sezai oğlu Tayyar A. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın mera olup olmadığına ilişkindir. Meralara ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişilerin komşu köylerden seçilmesi, taraf tanıklarının da aynı yönteme uygun olarak bildirilmesi gerektiğinin düşünülmesi, bilirkişi ve tanıkların taşınmazın başında dinlenilmesi, tarafların dayanağı olan kayıtların usulen mahallinde uygulanması, uygulamada komşu parsellere ilişkin kayıt ve belgelerden yararlanılması, taşınmazın niteliği konusunda bilirkişi ve tanıklar ile uzman ziraatçı bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınması, çekişmeli parselin kadimden beri mera olarak kullanılıp kullanılmadığının etraflıca sorulması, tasarruf durumunun kesin ve maddi vakıalara dayalı olarak açıklattırılması, taşınmazın mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18/2. maddesi gereğince zilyetlikle mülk edinilemeyeceğinin gözönünde tutulması, mera olmadığı belirlendiği takdirde aynı Kanun'un 14. maddesi uyarınca araştırma ve inceleme yapılarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy