(4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; Çekişmeli 158 ada 100 ve 166 ada 94 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin mahkeme hükmü onanmış; çekişmeli 166 ada 92 parsel yönünden ise davacının dayandığı tescil ilamı ile oluşan tapusunun krokisi bulunduğu, krokinin kenar uzunluklarının mevcut olup zemine uygulanabilir olduğu belirtilerek yeniden yapılacak keşifte uzman bilirkişi vasıtasıyla krokisinin yerine uygulanması ve tapunun kapsamının buna göre belirlenerek, tapu kayıt kapsamı içinde kalan bölümünün davacı adına, kapsam dışında kalan bölümünün ise Hazine adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli 166 ada 92 parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de, bozma kararı doğrultusunda işlem ve uygulama yapılmamıştır. Davacı tarafın dayandığı tapu kaydı 1977 yılında tescil ilamı ile oluşmuş olup değişebilir sınırlıdır. Tescil krokisinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Değişebilir sınırlı kayıtların kapsamının miktarına değer verilerek saptanması zorunludur. Tescil tarihinden kadastro tespit tarihine kadar 20 yıllık süre geçmediğinden kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Hal böyle olunca; davacı tarafın dayandığı tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüğünden sorulmalı, revizyon görmüş ise ilgili parsellere ait tutanak örnekleri getirtilmeli, çekişmeli parseli çevreleyen 90, 91, 98, 99, 100, 95, 96, 97, 119 ve 117 numaralı parsellere ait tutanak örnekleri de getirtilmeli, sözü edilen parsellerle ilgili tespitlerin kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, görülmekte olan başka davalar var ise tüm davaların birleştirilmesi gerektiği düşünülmeli, tapu kaydı kapsamının miktarına değer verilerek belirlenmesi gerektiği düşünmeli, kayıt miktarı hesaplanırken kayıt malikleri adlarına tespit ve tescil edildiği saptanan parsellerin miktarları göz önünde tutulmalı, davacının tapudaki payının 1/2 olduğu dikkate alınmalı, bu nedenle diğer tapu paydaşları adına tescil edilen taşınmazlar da belirlenmeli, kayıt malikleri adlarına bu tapu kaydı nedeniyle toplam 20 dönüm arazi tespit ve tescil edilebileceği dikkate alınarak taşınmazların geri kalan bölümlerinin Hazine adına tescil edileceği düşünülmelidir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 11.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy