(3402 S. K. m. 29) (6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 802 parsel sayılı 330.249,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasayla değişik 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle ve ham toprak vasfıyla Maliye Hazinesi adına tespit edilmiştir. Davacı yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın 10.000 metrekare miktarındaki bölümünün Ahmet A. mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen istenen hususların yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının nizalı taşınmazı miras bırakan Ahmet A. mirasçıları adına tescilini talep ettiği, verilen süreye ve adına çıkarılan meşruhatlı tebligata rağmen mirasçılarını gösterir veraset ilamını ibraz etmediği gibi mirasçılardan muvafakatname de almadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmişse de, 3402 Sayılı Yasanın 29. maddesi gereğince mirasçılardan biri tek başına dava açabilir ve açtığı bu dava üzerine yargılamaya devam edilir. Tüm mirasçıların muvafakatlerinin alınmasına gerek bulunmamaktadır. Veraset ilamının alınması için davacı tarafa mehil verilmesi yasaya aykırı olup mirasçılarının tespiti kadastro hakiminin görevi dahilindedir. Ayrıca 30.11.2000 tarihli meşruhatlı tebligata delillerin bildirilmediği takdirde davadan vazgeçmiş sayılacağı meşruhatının konulması, yasaya uygun bulunmamaktadır. Bu yönler dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla işin esasına girilmesi, davacının gösterdiği tanıkların dinlenmesi ve sonucu dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 31.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy