(3402 S. K. m. 13, 14)
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 172 ada 10 parsel sayılı 4051,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit ve tespitin itirazsız kesinleşmesi sonucu da tapuya tescil edilmiştir. Davacı Hazine, hak düşürücü süre içinde 4753 sayılı Yasaya göre oluşan tapu kaydına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda: davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece nizalı yerin davada taraf olmayan Sevim K.nın zilyetliğinde bulunan bir yer olduğundan söz edilerek Hazinenin açmış olduğu davanın reddine karar verilmişse de; olayda Hazine 4753 sayılı Yasa'nın uygulanması sonucu oluşan tapuya dayanmıştır. Dayandığı tapunun taşınmaza ait olduğu belirlenmiştir. Tapu kaydı mülkiyet belgesidir. Hak sahibi tarafından dava açılarak bu kayıt iptal edilmedikçe kayda değer vermek zorunludur. Olayda bu yerin dava dışı Sevim K.ya ait olduğu bildirilmişse de, bu şahıs tarafından Hazine aleyhine açılmış herhangi bir dava bulunmamaktadır. Davalıların ise taşınmazla ilgilerinin olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda tapu kaydına değer verilerek Hazine davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy