(743 S. K. m. 931) (1086 S. K. m. 388)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Yargıtay bozma ilamlarında özetle; Davalıların taşınmazlar, hudut tashihinden sonra tapuya itimat ederek aldıkları, davacılar tarafından kötü niyet iddiasında bulunulmadığı, buna ilişkin bozma ilamlarına uyulmakla Hazine aleyhine kesin hüküm oluştuğu, ancak mer'a iddiasında da bulunulduğundan ve kamu mallarında Medeni Kanun'un 931. maddesinin uygulanması mümkün olmadığından taşınmazın evveliyatının mer'a olup olmadığı hususunda yöntemine uygun araştırma yapılması gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; 16.5.2000 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen alanın tesbitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Bekir S., Mehmet N., Mehmet Ç., Ramis S., Numan D., Döndü E., Hasan D., İbrahim T., Mehmet D., Akif Ş., İsmail U. mirasçıları vekili, müdahiller F.Aydın E. ve Yıldız K. (E.) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 16.5.2000 tarihli krokide (B) harfiyle gösterilen bölümün Hazine adına tesciline şeklinde hüküm kurulmakla yetinilmiş ise de, (B) harfiyle gösterilen bölüm içinde müteaddit parseller bulunmaktadır. Ayrıca, (A) harfiyle gösterilen bölüm içinde kalan bir kısım parsellerin de davaya konu edildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu edilen parsellerin tesbit malikleri değişik kişilerdir. Hüküm kapsamından hangi parsellerin dava konusu olduğu anlaşılamamaktadır. Hükmün infazı için kapsamı belirli olmalı, hangi parsellerin davaya konu edildiği, taraflarının kimler olduğu, hangi parselin kimler adına ne miktar itibariyle tescil edileceği tereddüte meydan vermeyecek şekilde açıkça anlaşılır olmalıdır. Ancak bu şekildeki hükmün taraflara tebliği halinde temyiz hakları doğar ve kesinleşmesi halinde infazı kabil olabilir. Mahkemece bu yönler dikkate alınmadan ve davanın hangi parsellere yönelik olduğu belirlenmeden infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 09.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy