(3402 S. K. m. 4, 9)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: 2859 sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında eski 378 parsel sayılı 4900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 156 ada 24 parsel numarasıyla ve 4559.84 metrekare olarak tespit edilmiştir. Davacı ölçümün yanlış yapıldığına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Hazine'ye yönelik davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 156 ada 25 ve 29 parsellere yönelik davanın reddine, 156 ada 23 parsele yönelik davanın ise kabulüyle teknik bilirkişi raporunda gösterilen 179.03 metrekare miktarındaki bölümünün 156 ada 24 sayılı parsele ilavesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro paftalarının yenilenmesine ilişkin olup 2859 sayılı Yasaya dayanılarak açılmıştır. Anılan Yasa hükümlerine göre bu nev'i davalarda mülkiyet ihtilaflarının halli cihetine gidilemez. Mahkemece bilirkişi ve tanıklardan kadim müşterek sınır sorularak davanın halli cihetine gidilmek suretiyle taraflar arasında mülkiyet ihtilafı yaratılmış ve bu ihtilaf hakkında hüküm kurulmuştur. Anılan Yasaya göre ihtilafsız fiili durum ile ölçü ve tersim hatalarının düzeltilmesiyle yetinilmek gerekir. Bu olayda mahkemece yapılacak iş, kesinleşen kadastro paftalarının yerine uygulanması ve ona göre davanın yerinde olup olmadığının araştırılmasından ibarettir. Mahkemece bu yön dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 9.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy