(4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 122 ada 48 parsel sayılı 170650 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 150.000 metrekarelik bölümün davacı ve müşterekleri adına, (A) harfi ile gösterilen 20650 metrekarelik bölümün de davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Bir kaydın vergi kaydı olarak nitelendirilebilmesi için sınırlarının belirtilmiş ve uygulanabilir olması zorunludur. Hükme dayanak yapılan kayıtta sınırlar bulunmadığından bu kaydın vergi kaydı olarak kabulü ile taşınmazı kapsadığı şeklindeki değerlendirme doğru değildir. Öte yandan, aynı çalışma alanı içinde kuru arazide zilyetliğe dayanılarak kayıt ve belgesiz olarak 100 dönüm arazinin kazanılması mümkündür. Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 22.6.2001 gün 547 sayılı yazısında belirtilen parsellere ait tutanak örnekleri getirtilmemiş, sözü edilen parsellerin kayıt ve belgesiz olarak tespit ve tescil edilip edilmediği belirlenmemiştir. Hal böyle olunca; anılan parsellere ait tutanak örnekleri getirtilerek miktar sınırlandırılması yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy