(3402 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 118 ada 5 parsel sayılı 14349.06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı İbiş mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davacı Hüseyin, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın murisi Halil ile davalıların murisi İbiş tarafından 1973 yılında satın alınıp, üzerine değirmen yaptırıldığı ve birlikte kullanıldığına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere ve kararda yazılı gerektirici nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davalıların miras bırakanı İbiş 'ın bulgur değirmeninin bulunduğu alanı duvarla bölerek davacı tarafa teslim ettiği ve davacının bulgur değirmenini kullandığı bilirkişi ve tanıklar tarafından açıkça bildirilmiştir. Kullanımın fer'i zilyetlik olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira, duvar çekilmek suretiyle bulgur değirmeninin un değirmeninden ayrılması zilyetliğinin asli olduğunu göstermektedir. Tapusuz taşınmazların bağışı herhangi bir şekle bağlı değildir. Hal böyle olunca; bulgur değirmenin bulunduğu alanın ifrazen davacı adına, taşınmazın geri kalan bölümünün ise davalılar adına payları oranında tesciline karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz talebinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA 8.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy