(3402 S. K. m. 9, 14)
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan tapu iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 152 ada 42 parsel sayılı 112.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; davalının dayandığı 1288 tarih 172 numaralı tapu kaydı hakkı karar suretiyle oluşturulmuş olup tapu kaydının mevkii Kızıldere arasıdır. Tapu kaydının revizyon görmediği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Çekişmeli parselin öncesinin davalının bayiinin murislerine ait olduğu gerek tutanak bilirkişileri, gerekse keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile sabittir. Tapu kaydının iki sınırının da bu taşınmaza ait bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Tapu kayıtlarının çakışması halinde önceki tarihi taşıyan ve doğru temele dayanan tapuya değer verilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekir. Hal böyle olunca; çekişmeli parselin taşınmazın batısında bulunan yol ve doğuda bulunan dere ile bağlantısı kurularak 22975 metrekare bölümün ifrazen payları oranında davalılar, geri kalan bölümün davacı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy