(4721 S. K. m. 713) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Hacı Ali A. ve arkadaşları vekili Avukat Niyazi Emli geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadığı görüldü. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Taraflar arasında karşılıklı olarak açılıp birleştirilen tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi ve alacak davalarının yapılan yargılaması sonunda; Davacılar Ali A. ve arkadaşları tarafından davalı Osman G. aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davalarının reddine, Osman G. tarafından açılan men'i müdahale davasının kabulüne, mahsul bedeli alacak davasının da kısmen kabulüne, 2582 parsel numaralı taşınmaza Ali A. ve arkadaşlarının haksız elatmalarının önlenmesine, 3.314.450.000 lira mahsul bedeli alacağın (1.517.025.000 lirası için 16.7.1998 tarihinden, 1.797.425.000 lirası içinde 21.7.1999 tarihinden itibaren hesaplanacak) yasal faiziyle birlikte Ali A. ve arkadaşlarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı Osman G.ye ödenmesine, bu konuda fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, Ali A. ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 1936 yılında vefat eden Sarı K. Osman'ın mirasçıları olduğu ve taşınmazın mirasçıları tarafından kullanıldığı tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli parselin ortak kök miras bırakan K. Osman'dan kalıp kalmadığı, taşınmazın mirasçılardan Osman G. tarafından Mustafa T.den satın alınan taşınmazın bu taşınmaz olup olmadığı, kesinleşen kararın kesin hüküm olup olmadığı ve davacılar yönünden bağlayıcı nitelik taşıyıp taşımadığına ilişkindir.
Sarı K. Osman 1936 yılında ölmüş olduğundan terekesi iştirak halinde mirasçılarına kalmıştır. Davacı-davalı Osman G. tarafından dayanılan kesin hükme ilişkin davada Sarı K. Osman'ın bütün mirasçıları temsil edilmemiş olduğundan HUMK. nun 237.maddesi gereğince kesinleşen hüküm davacılar yönünden bağlayıcı nitelik taşımamaktadır. Mahkemece kesinleşen kararın kesin delil olarak kabul edilmesi dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Sarı K. Osman mirasçıları K.Sani 1318 tarih 4 numaralı tapu kaydına dayanmışlardır. Mahkemece tapu kaydı tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş, kadastro sırasında revizyon görüp görmediği sorulmamış, revizyon görmüş ise ilgili parsellere ait tutanak örnekleri getirtilmemiştir. Öte yandan, mirasçılardan davacı ve davalı Osman G., Mustafa T.den satın alarak iktisap ettiği 21.8.1970 tarih 7, 19.7.1971 tarih 5 ve 13 numaralı tapu kayıtlarına dayanmıştır. Davalının dayandığı tapu kaydı usulen mahalline uygulanmamış, tapu kaydının güney sınırının Sarı K. Osman tarlası okuması üzerinde durulmamış, dava konusu parseli dıştan çevreleyen komşu parsellere ait tutanak suretleri ile dayanakları tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilerek usulen mahalline uygulanmamış, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının çekişmeli parsellere uyup uymadığı kesin olarak belirlenmemiştir. Ayrıca, yerel bilirkişiler ile taraflarca bildirilecek tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçimi konusunda olaylara dayalı ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınmamış, Sarı K. Osman mirasçılarının hangi nedenle taşınmaz üzerinde zilyet oldukları soruşturulmamıştır. Mirasçılar arasında zamanaşımı ile iktisap hükümleri geçerli değildir. Hal böyle olunca, açıklanan şekilde deliller toplandıktan sonra yerel bilirkişi kurulu aracılığı ile mahallinde keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları usulen mahalline uygulanarak taşınmazın öncesinin kime ait olduğu saptanmalı, tüm deliller toplanarak ve birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için takdir olunan 250.000.000 TL. vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunandan alınarak, duruşmada kendilerini vekille temsil ettiren temyiz edenlere verilmesine, 12.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy