(3402 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 78 ve 499 parsel sayılı 20.000 ve 32625 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellere ait tutanaklar ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, çekişmeli 78 parsel sayılı taşınmazın davacılar Mehmet mirasçıları adına, 499 parsel sayılı taşınmazın da davalılardan Ellez mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tereke temsilcisi ve davalı Ellez mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, taşınmazın davacıların miras bırakanı Mehmet 'ten kaldığı, terekesinin paylaşılmadığı ve zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği sabit olduğuna göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile 78 sayılı parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2-Davacıların 499 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; Çekişmeli parselin davacıların miras bırakanı Mehmet 'e ait olduğu, malikin 1940 yılında vefat ettiği ve taşınmazın tapusuz olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Malik Mehmet'in 1940 yılında vefat ettiği ve terekesinin iştirak halinde mülkiyet şeklinde mirasçılarına intikal ettiği belirlenmiştir. Terekenin paylaşıldığı davalı tarafından kanıtlanamamıştır. Paylaşım sabit olmadığına göre mirasçılardan İbrahim'in davalıya yaptığı satış miras şirketi yönünden bağlayıcı değildir. Hal böyle olunca; Çekişmeli parselin tamamının payları oranında ve iştirak halinde mülkiyet şeklinde Mehmet mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy