(1086 S. K. m. 428, 429) (3402 S. K. m. 13)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Yargıtay bozma ilamında özetle; Dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı Mehmet A. adına tapuda kayıtlı olduğu ve kayıt malikinin bu taşınmazları davalılara kayden bağışlayıp devrettiğinin anlaşıldığı belirtilerek mahkemece davanın reddi ile taşınmazların tespit gibi davalı taraf adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli taşınmazların 1/4'er hisse olarak davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Halil A. mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz 423 ada 32 sayılı parsele ilişkindir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma doğrultusunda hüküm kurulmamıştır. Bozmaya uyan mahkeme, bozma gereğince işlem yapmak zorundadır. Bozmaya uyulmakla lehine bozma yapılan yararına usuli müktesep hak oluşur. Hükmüne uyulan bozma kararında açıkça kayden yapılan bağışa değer verilmesi gereğine değinilmiştir. Bağış olgusu kabul edildiği halde miras bırakanın diğer mirasçılarına pay verilmesi doğru değildir. Hal böyle olunca, kendilerine bağış yapılan Ahmet ve Halil veya mirasçıları arasında taksim yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, taksim yapılmışsa tamamının Halil mirasçıları, taksim yapılmamışsa son verilen kararı Ahmet'in temyiz etmediği dikkate alınarak kazanılmış hak ilkesi göz önünde tutularak 1/4'ünün Ahmet, 3/4'ünün ise Halil mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy