(3402 S. K. m. 24, 25, 26)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro çalışmaları sırasında 55 ada 4 ve 6, 28 ada 9 parsel sayılı 800.31, 40, 24.61 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 4 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı nedeniyle 6 parsel sayılı taşınmaz vergi kaydı, harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle davalı adına, 9 parsel sayılı taşınmaz da tapu kaydı ve irsen intikal nedeniyle davacı ve davalı adına müştereken tesbit edilmiştir. Davacı M. Ş. Ö.nün itirazı kadastro komisyonunca red edilmiş, ancak bu taşınmazların Asliye ve Sulh Hukuk Mahkemelerinde davalı olmaları nedeniyle tutanaklara davalı şerhi verilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacı tarafından davanın müracaata bırakıldığı ve süresinde yenilenmediği gerekçe gösterilerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2613 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine Kadastro Mahkemesi sıfatıyla açılmıştır. 9.10.1987 tarihinde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu yürürlüğe girmiştir. Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra bu davaların görevsizlik kararıyla Kadastro Mahkemesine aktarılması zorunludur. Kadastro davaları mahkemelerce re'sen görülür. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy