(3402 S. K. m. 16)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 151 ada 14, 42, 56, 68 parsel sayılı 9250, 12500, 11000, 25750 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 14, 42 ve 56 parseller öncesinin mer'a olması nedeniyle, 151 ada 68 parsel ise komşu 52, 53 parsellerin mer'a sınırlandırılması nedeniyle dava dışı 54 parsel kayıt miktar fazlası olarak mer'a vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı İbrahim K., yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin davacı İbrahim K. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazların mer'a olmadığı, davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; komşu parsel dayanakları olan vergi kayıtları nizalı taşınmazlar yönünü mer'a okumakta, ayrıca dosyada mevcut 1946 tarih 231 tahrir nolu mer'a vergi kaydı kapsamında kaldığı ve civar parsellerden bir çoğunun hükmen mer'a olduklarının tespit edildiği, hükümlerin derecattan geçerek kesinleştikleri, bu tespitin nizalı taşınmazlar için güçlü delil niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında bilirkişi ve tanık beyanlarına değer verilerek hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla taşınmazların mer'a olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazlarının kabulü bu nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 03.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy