(1086 S. K. m. 237)
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Afet Kadastrosu sırasında 185 ada 1 parsel sayılı 90629 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Mustafa A. mirasçıları, yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 10076 metrekarelik kısmına yönelik dava açmıştır. Yargılama sırasında M.Ali N. ve arkadaşları, tapu kaydı, harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacıların davasının feragat nedeni ile reddine, müdahil davacıların davasının kabulüne, çekişmeli parselin fen bilirkişinin kroki ve raporunda (A) harfi ile gösterilen 3183 metrekarelik kısmının 24 nolu parsel sahibi Mehmet Ali N., (B) harfi ile gösterilen 1669 metrekarelik kısmının 23 nolu parsel sahibi Ahmet Karaköse, (C) harfi ile gösterilen 5224 metrekarelik kısmın 22 nolu parsel sahibi Celal K. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli parsellerle ilgili olarak bu davaya müdahil olarak giren Mehmet Ali N., Ahmet K. ve Celal K. tarafından Hazine aleyhine açılan tesbite itiraz davasının Genç Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.5.2000 gün 1996/22 esas ve 2000/28 sayılı kararla reddine karar verildiği ve kararın taraflarca temyiz edilmiyerek kesinleştiği belirlenmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 237. maddesi gereğince kesin hüküm, kesin delil niteliğinde olup taraflar yönünden bağlayıcı nitelik taşır. Bu kez sözü edilen davada müdahil davacı sıfatı taşıyan Mustafa A. mirasçıları tarafından Hazine aleyhine 22.10.2000 tarihli dava dilekçesi ile tapu iptali ve tescil davası açılmıştır. Davacılar tarafından dilekçenin 4 nolu bendinde bu yerlerin müdahillere ait olduğu açıklanmıştır. Davacılar vekili 31.10.2001 tarihli oturumda davadan feragat ettiklerini beyanla duruşma tutanağını imzalamış ve bu beyan usulen belgelenmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 95. maddesi gereğince davadan feragat kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurur. Aynı taşınmazlarla ilgili olarak açılan davanın kesin hüküm ve feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy