(3402 S. K. m. 9, 14, 30)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında irsen intikal, ifraz, taksim, hisse devirleri ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 105 ada 19 parsel sayılı 13.197.30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile 107 ada 2 parsel sayılı 8513.27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Ahmet A., Aysel K. ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı Ahmet A., yasal süresi içinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların tamamının kendi adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Aysel K. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece nizalı taşınmazın davacı tarafın babasına ait olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, keşifte dinlenen davalı tanığı Osman Nuri G., taşınmazın tarafların kök miras bırakanı Osman'dan kaldığını, Osman'ın erkek çocukları arasında taksim olduğunu, kızların taksime iştirak etmediklerini beyan etmiştir. Bu beyan davacı tanıklarının beyanlarıyla çelişmektedir. Mahkemece bu çelişki giderilmemiştir. Keşifte belirlenen durum ile tespitteki durum arasında fark olduğuna göre 3402 sayılı Yasa'nın 30/1.maddesi gereğince tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmesi gerekirken dinlenmemişlerdir. Eksik incelemeyle hüküm kurulamaz. Bu itibarla, taşınmazın kimden kaldığı, mirasçılar arasında geçerli bir taksim olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmalı, mirasçılar arasında zamanaşımı ile mülk edinilemeyeceği düşünülmeli ve sonucu dairesinde bir hüküm kurulmalıdır. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy