(3402 S. K. m. 4) (766 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 839 parsel sayılı 14.336 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Mehmet D. adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli parselin hukuken ve fiilen orman olup, özel mülkiyete konu olamayacağı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Ölümle hukuki şahsiyet sona erer. Mahkemece davalı Mehmet D.nin aile nüfus kaydı getirtilerek mirasçıları saptandıktan sonra, davaya katılmaları sağlanarak yargılamanın sürdürülmesi gerekirken ölü kişiye izafeten yargılama yapılması doğru değildir.
2- Çarşamba Tapulama Mahkemesince 1970/795-1983/117 sayılı kararı ile davaya konu 40.800 metrekare miktarındaki 147 sayılı parselin 19360 metrekare miktarındaki bölümünün orman olması nedeniyle 21.6.1983 tarihli kararı ile tespit dışı bırakıldığı belirtilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 2. maddesi gereğince orman olan taşınmazların tespit dışı bırakılması zorunludur. Bu tür taşınmazlar idari bir işlemle orman dışına çıkarılmadıkça zilyetlikle iktisaba konu olmazlar mahkemece tapulama dosyası getirtilerek krokisi de uygulanmak suretiyle çekişmeli parselin kesinleşen karara konu olup olmadığı belirlenmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3- Mahkemece Hazine tarafından dava açıldığına göre taşınmazın zilyetlikle kazanmaya elverişli olup olmadığı araştırılmaksızın, zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçimi konusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan bilgi alınmaksızın hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy