(3402 S. K. m. 11, 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 121 ada 45 parsel sayılı 8345.98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz taksim, harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Fatma adına tespit edilmiştir. Davacı Hasan ve arkadaşı, yasal süresi içinde irsen intikal ve miras payına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin Abdi mirasçıları adına iştirak halinde miras payları belirtilerek tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Fatma tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Çekişmeli parselin öncesinin 24.3.1983 tarihinde vefat ettiği anlaşılan Abdi 'den kaldığı ve mirasçılardan bir bölümünün taşınmazı 15.9.1986 tarihli adi senetle davalının miras bırakanı Murat 'a satarak zilyetliği devir ve teslim ettiği ve kadastro tespit tarihine kadar taşınmaza davalının zilyet olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, miras bırakan Abdi'nin ölümünden sonra taşınmazın mirasçılar arasında paylaşılıp paylaşılmadığı ve bu yerin satış yapan Mehmet, Ahmet ve Mustafa ya isabet edip etmediği konusundadır. Satış senedinde taşınmazın miras bırakan Abdi'den kaldığı belirtilerek bu yerin satıcılara düştüğü ve diğer mirasçılara başka gayrimenkullerden yer verildiği belirtilmiştir. Satıcı paydaşlar tanık sıfatıyla dinlenmemiş, davalıya tapu dışı paylaşımı kanıtlamak üzere olanak sağlanmamış, bildireceği deliller toplanmamıştır. Keza davacılar isticvap olunarak davalının 15 yıllık kullanımına itiraz etmeme nedenleri sorulmamıştır. Hal böyle olunca; açıklanan şekilde işlem yapılmalı, tüm deliller toplanarak ve birlikte değerlendirilerek terekenin paylaşılıp paylaşılmadığı kesin olarak saptanmalı, paylaşım kanıtlanamadığı takdirde yemin hakkı hatırlatılmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy