(3402 S. K. m. 28, 7, 30) (1086 S. K. m. 237)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Mehmet Y. vekili Avukat Hilmi Yılmazer, Hazine vekili Avukat Altan Altundağ, Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili Avukat Reşide Özen ile aleyhine temyiz istenilen Nazif İ. ve arkadaşları vekili Avukat Niyazi Abay, Müftü Vereseleri Yapı Kooperatifi vekili Avukat Serpil Sanlı geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında dava konusu taşınmaz tapu kayıtları nedeniyle davalı taraf adına tespit edilmiştir. Davacılar ve müdahiller ayrı tapu kayıtlarına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece nizalı parselin davalı taraf adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine, Vakıflar İdaresi, Antalya Büyükşehir Belediyesi ile müdahiller Mehmet Emin B. ve 23 arkadaşı, Mehmet Y., Sere E. ve müşterekleri ve Osman K. mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Kararın gerekçesinde çekişmeli parseli kapsadığı belirtilen tapu kaydı ile hüküm fıkrasında açıklanan tapu kayıtlarının tarih ve numaraları değişik olduğu gibi kayıtların malikleri de farklı kişilerdir. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında açıkça uyumsuzluk bulunmaktadır. Gerekçe ile hüküm fıkrasının birbiri ile uyumlu olması zorunludur. Kadastro davalarında tutanak aslının dosya içinde bulunması gerekir. Mahkemece tutanak aslı bulunduğu yerden getirtilerek dosyaya konulduktan sonra yargılamanın yapılması gerekirken, tutanak aslı getirtilmeden yargılama yapılması usul ve yasaya aykırıdır. Öte yandan Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hükme yeterli değildir. Tarafların dayandıkları tapu kayıtları tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş, kayıtların kadastro sırasında revizyon görüp görmediği Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulmamış, revizyon görmüş ise ilgili parsellere ait tutanak örnekleri getirtilmemiş, tapu kayıtları yerel bilirkişi kurulu aracılığıyla ayrı ayrı uygulanmamış, yerel bilirkişilere sınırlardaki değişiklik ve intikaller açıklattırılmamış, yerel bilirkişiler tarafından bilinemeyen sınırlar konusunda taraflara kanıtlama olanağı sağlanmamış, dava konusu parseli çevreleyen komşu parsellere ait tutanak suretleri ile dayanakları olan kayıtlar tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilerek mahalline uygulanmamış, teknik bilirkişiye kayıt uygulamalarını gösterir, komşu parsellerin maliklerini ve durumlarını belirtir, keşfi ve uygulamayı izlemeye elverir biçimde kroki düzenlettirilmemiştir. Kadastro tutanağında işaret olunan ve davalı tarafın dayanağı olan 15.2.1956 tarih 73 numaralı tapu kaydının oluşumuna ilişkin belge ve kayıtlar getirtilmemiş, kaydın sahih esasa dayanıp dayanmadığı kesin olarak saptanmamış, tarafların dayandıkları bazı kayıtların yüzölçümlerinin mahkeme kararı ile değiştirilmiş olduğu halde ilgili kararlar getirtilmemiş, kararlarda Hazinenin taraf olup olmadığı ve kararların Hazineyi bağlayıp bağlamayacağı değerlendirilmemiştir. Davalı taraf Vakıflar İdaresine karşı kesin hükme dayandığını ileri sürmüştür. Bu durumda kesin hükme dayanak olan Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.3.l943 tarih l0l numaralı dosyasının getirtilerek dayanağı krokide mahalline uygulanmak suretiyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 237.maddesi gereğince kesin hüküm olup olmadığı ve tarafların bağlayıp bağlamayacağı da tartışılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulması da doğru bulunmamaktadır. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için takdir olunan 250.000.000 TL. vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak, duruşmada kendilerini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine, 5.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy