(3402 S. K. m. 1, 25) (1086 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Davacı dayanağı tapu kaydının kuzey hududunun yitik kişilere ait taşınmazları sınır gösterdiği, bilirkişilerin bu sınırı bilemedikleri, buna göre mahallinde yeniden eski ve yeni sınırları bilen mahalli bilirkişiler yardımıyla keşif yapılarak, davacı tapusunun kapsamının tam olarak belirlenmesi, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, kabule göre de krokide sarı ile boyalı kısmın davacı tapusunun dışında bulunduğu kabul edilmişken taşınmazın tamamının davacı adına tesciline karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli taşınmazın davacının tapusunun kapsamında kalan 26269 metrekarelik bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükümden sonra yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1/2. maddesi uyarınca 2613 sayılı Kanun hükümlerine göre açılmış bulunan davaların kadastro mahkemesinde görülmesi zorunludur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 7.maddesi gereğince mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her evresinde görev hususunun re'sen dikkate alınması gerekir. Dava konusu uyuşmazlığı çözümlemek görevi Kadastro Mahkemesine ait bulunmaktadır. Görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususlarının incelenmesine yer olmadığına 2.7.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy