(3402 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 38 ada 1, 5 ada 15, 17 ve 43 parsel sayılı 2237.50, 509, 14.301 ve 154.50 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların tespiti sırasında uyuşmazlık çıktığından konu Kadastro Komisyonuna intikal etmiş, Kadastro Komisyonunca yetkisizlik kararı verilerek tutanaklar ve ekleri Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında Neşeriz G. mirasçıları Fahrettin G. ve arkadaşları tapu kaydına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 38 ada 1 parselin 2237.50, 5 ada 17 parselin 14.853.09 metrekare olarak Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü, 5 ada 15 sayılı parselin 503.53 ve 5 ada 43 sayılı parselin 173.38 metrekare olarak Cafer K. mirasçıları adına, 10.10.2000 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfiyle gösterilen 69.89 metrekare miktarındaki bölümün ise Celal K. mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, bir kısım müdahiller vekili Av.Selma Göknar tarafından temyiz edilmiştir.
Müdahillerin temyizi davaya konu 17 numaralı parsele ilişkindir. Müdahiller 16 numaralı parsele uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanın bir bölümünün 17 numaralı parsel içerisinde kaldığı nedeniyle davaya katılmışlardır. Mahkemece dayanılan tapu kaydı celbedildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilmediği için uygulamada bu kayıtlardan yararlanılmamış, müdahillerin isimlerini bildirdiği tanıklar arazi başında dinlenilmeden hüküm kurulmuştur. Belirtilen noksanlıklar giderilmeden ve yeterli araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru değildir. Doğru sonuca varılabilmesi için; 16 parsele komşu olup celbedilmeyen tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dayanılan tapu kaydı ihdasından itibaren tedavülleriyle birlikte okunup hudutları zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerce bilinemeyen hudutların tespiti için müdahillerce ismi bildirilen tanıkların bilgisine başvurulmalı, komşu parsel tutanak ve dayanaklarından da istifade ile tapu kaydının kapsadığı alan kesin olarak belirlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kaydın kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki tanzim ettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy